Etiketler

, , , , ,

Geçen Pazar aniden aklımıza esmesi sonucu gittiğimiz Antalya Hayvanat Bahçesinde geçirdiğimiz muhteşem gün kafamızda sorularla sona erdi.

 

Internetteki eleştiriler sebebiyle, içinde anca üç-beş bildik hayvan olduğunu düşünerek gittiğimiz bahçenin genişliği, ferahlığı ve barındırdığı canlı çeşitliliğine hayran kalmış bir vaziyette ağzımızı açmış geziniyorduk ki krokiden takip ettiğimiz üzere kaplan olmaması gereken bir yerde güzeller güzeli bir Bengal kaplanı karşıladı bizi.

 

Her şeyin yazıldığı gibi olması gerektiğine inanan okur-yazar takıntımla ben hala bir krokiye, bir gölgede dinlenen kaplana bakıyordum ki, “Zara, Zara” diyerek genç bir bey yanaştı kaplanın yaşam alanına. Şıngır şıngır anahtarlarıyla kapıyı açıp içeriden de Zaralamaya devam ederken bir yandan da koca hortuma bağlı musluğu açan beyin görevli olduğunu anlamamız uzun sürmedi. Kaplanın bahçesine su tutarken bir yandan da “haydi kızım, gel buraya, tembellik yapma, Zaraaa, gel kızım” gibi sözler sarf edince hikayenin sonunun nereye varacağını merak ettik tabii. Sonuçta adam kaplanın alanına girmişti. Bir yandan da fotoğraf çekenleri video kayıt almamaları konusunda uyarıp durunca iyice merak ettik.

 

Derin derin soluyan ve adamla ilgilenmeden köşesinde yatmaya devam eden Zara depresyona girmiş bir ergen kız gibi umarsız bakıyordu, ama sonra ne olduysa oldu, Zara doğrulup ortadaki tahta platforma çıktı ve hortumdan şorul şorul akan suyla oynamaya başladı. Görevli, aşağıdaki ağaca su tutunca koşarak platformdan iniyor, ağacın tepesine uzayarak genleşiyor, platforma tutunca koşarak oraya çıkıyor, gelen suya pati atıyordu. Sırılsıklam olunca biraz da görevliyle boğuştu, koca patilerini zararsız devinimlerle sallayarak şakalaştı ve tekrar normal kaplan olup köşesine çekildi. Fakat olağanüstü güzellikteki bahçede yapılan gezinti boyunca ben Zara’yı kafamdan çıkarıp atamadım. O hayvanı özel ve farklı yapan bir şeyler vardı. En fazla yarım saat içinde olup biten her şey tekrar tekrar gözümün önünden geçiyor, her kareye ayrı anlam yüklüyordum. Kimdi bu Zara?

 

Çıkışta ocakbaşında demlenirken de Zara gelip soframıza çöreklenince dayanamayıp googlelamayı denedik ve her şey döküldü ortaya. Okuduğumuz habere, gördüklerimize ve yaşadığımız tesadüfe inanamadık. Tam da o gün (13 Eylül 2015) yayınlanan haberde Zara’nın İllüzyonist Aref’in kaplanı olduğu belirtiliyordu.

 

Antalya Beldibi Jandarma Karakolu’nu üç ay kadar önce arayan bir şahıs, Aref’in evinde beslediği bir kaplanla çekilen fotoğraflarını Internette paylaştığı ihbarında bulunur. Ekipler, söz konusu eve giderek olaya müdahale eder. Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü ekipleri kaplana el koyarken Aref Ghafouri hakkında da evde vahşi hayvan beslediği ve kaplanın tırnaklarının çekildiği suçlamalarıyla idari işlem yapılır. Aref, tırnak çekilmesi olayını yalanlar ve henüz iki aylıkken Kayseri Hayvanat Bahçesinden aldığı kaplancığa gece-gündüz demeden, çocuğu gibi baktığını belirtir. Bir kaplan sahibi olmasının sebebi, hayvanat bahçesi kurmuş olmasıdır. Ankara Havalimanına yakın bir yerde kurulan hayvanat bahçesini açabilmek için verilen altı aylık ön izinle hayvan alabiliyormuş. Kardeşi Ankara’da bekleyen Zara’nın Antalya’yı ziyaret sebebi veterinermiş. Şu günlerde sık sık hayvanat bahçesine giderek 11 aylık Zara kızla oynayan Aref izninin ruhsata dönüşmesini beklemekteymiş.

 

Demek güzel Zara’nın ilk baştaki depresif hali yaşadıklarındanmış. Aref’in bir kaplan almasına mı kızalım, onu gammazlayan kimselere mi, ‘ben hayvanat bahçesi açacağım’ diyene kaplan satan zihniyete mi, hayvanat bahçesi açmanın bu kadar kolay olmasına mı? Sahi, bu kadar basit mi ülkemde hayvanat bahçesi sahibi olmak? Peki nesli tükenme tehdidi altında olan bir hayvanı satın almak? Güzelim hayvanı bir illüzyoniste satarken detayları düşünmemiş mi yetkililer? Eve alması yasakmış da hala Facebook hesabından erişilebilen resimlerini, videolarını ve sanki bir oyuncak ayıymışçasına onunla oynamaya gelmek isteyen erimiş beyinli kız yorumlarını hiç mi görmemişler? Gerçekten bir hayvanat bahçesi mi açmak istedi Aref? Kaplandan mı başladı seriye? Son derece maliyetli olan bu iş koluna yatıracak onca parayı tek başına mı elde etti? Bu bahçenin haberini neden böylesi tesadüflerle öğreniyoruz? Ankara’ya bir hayvanat bahçesi lazım idiyse, bir süre önce sessiz sedasız kapatılanı el birliğiyle adam edemezler miydi?

 

Pazar gününden beri aklımdan çıkmayan onlarca soru ve güzel Zara’nın şehla gözleri yürekten yükselen sessiz çığlıklarla isyan ettiriyor. Ülkemin her türlü karar mekanizmasında acilen düşünebilen yetkililere ihtiyaç duyuluyor. TÜBİTAK’a atanabilecek yeterlikte yöneticiler bize yetmiyor.

 

 

 

Aref Kaplanını İstiyor – Radikal

Ankara’daki Hayvanlara Ne Oldu? – Sözcü

Hayvanat Bahçesi Nasıl Kurulur? – Yeniisfikirleri.net

Yönetmelik – mevzuat.gov.tr

Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi 2015 – Emlakwebtv.com

 

Reklamlar