Hedef belirlemeden yola çıkarsak sağa sola savrulmaktan başka hiçbir başarı elde edemeyeceğimizi hepimiz biliyoruz sanırım. Doğal olarak ben de kendisine hedefler koyan, hedefe ulaşmanın adımlarını belirleyen ve ilerlemesini belli aralıklarla gözden geçirip yeni eylemlere yönelen bir insanım. Bu kez farklı bir yön seçerek kendimden önce başkalarının kararlarını dinlemek istedim ve yılbaşından önce birçok kanal sahibi gencin kararlarını anlatan videolar izledim. O kadar benzer niyetler vardı ki organizasyona meraklı ruhum söylenenleri tasnif etmiş. Elde ettiğim bulgu, bir nevi trendleri özetler nitelikte olduğu için bana ilginç geldi. Maddeler hâlinde açıklanmış kararlar listelerini konu başlıkları altında derledim. Genel olarak bakacak olursak, bedeni iyileştirme, ruhu onarma, beyni güçlendirme, organizasyon becerileri, farklı deneyimler, para kazanma, tanınma, sosyalleşme ve çevreye yararlı olma ile ilintili konulardaki gelişim arzuları ele alınmış. Bu çerçevede minimalizm konusu da çeşitli isteklere bağlanarak sunulmuş.

OKUR YAZAR

Okuma-yazmanın içselleştirilememesiyle ilgili bir sorun var belli ki. Bunu aşmak için her gün otuz dakika yazmayı öneren çok fazla. Yazılan yazının türü olarak ise ‘blog’ isteyen var, ‘günlük’ seçen var, ‘kitap’ diyen var. Farklı isimlerle ifade etmiş olsalar da iki kişi bilinç akışı tekniğiyle yazmayı öneriyor. Bir başka örnek: ‘Her gün 2-3 yeni fikir yazın. İşinizle ilgili de olabilir yaratıcılıkla da.’ Kolay değil elbet… Ama süper fikir. Yazın da nasıl olursa olsun. Tabii ki yazmak, kişiyi her biçimde güçlendirir. Hiç bir şey üretmemektense her gün kalemi beyaz yaprağa kondurup hiç durmaksızın üç sayfa döktürdüğünüzü düşünsenize. Allah ne verdiyse. Burada bana biraz can sıkıcı gelen kısım şu oldu sadece. Yazmayı bu kadar öneren kişilerin okumayı da yapılacaklar listesine almaları. Yani her biri içerik üretip paylaşabilen bu insanlar zaten okuyor olmalılar diye düşünüyorum ister istemez. O yüzden de bunu listeye almak bana ‘nefes almayı unutma’ yazmak gibi geliyor. O da unutulmasa iyi olur tabii. O zaman ben çok da milletin işine karışmadan örnek cümleleri paylaşayım: ‘Her gün oku’ – ‘Günde 10 sayfa oku’ – ‘Ayda 1 kitap oku. Bir konu seç ve yoğunlaş. Örneğin minimalizm konusunu seçtiysen, yılda 12 kitap bitirmiş olursun bu konuda.’ Bu güzel bir fikir tabii. Zaten okuduklarının dışında eklenmiş bir uzmanlaşma hedefi olduğu sürece. Okumayı teknoloji konusuyla birleştiren daha doğrusu ayrıştıran bir niyetimiz: ‘Her akşam izlemek yerine akşamları oku ve kendini geliştir.

EKRANLAR…

Okuma-yazma ile ilgili son maddeden devam edip yaşamımıza yerleşmiş ekranlar konusunda alınan kararları derlemek istiyorum. Bunların çoğu televizyonu az izleme ya da hiç izlememe üzerine. Bir kişi ‘Netflixi sadece hafta sonu izle’ olarak sınırlandırdı alışkanlığını. Bu konuda sıkıntısı olanlar için şu da güzel bir başlangıç sanki: ‘Ayda 1 gün bilgisayar ve telefon dahil hiçbir ekrana bakma.’ Güzel bir farkındalık yaratabilir. Telefonu bozulan bir arkadaşımın ne çok kitap okuduğunu ve yıllar sonra kendisiyle kitap tartışabilmekten aldığım zevki anlatamam size. Yaşasın ekransızlık!

Diğerleri telefonlar ve sosyal medya üzerine. Örneğin ‘telefon bildirimlerinin hepsini kapa ya da limitle’ diyen oldu. ‘Sosyal medyayı hiç kullanmadan bir hafta geçir’ diyen. Bir de ‘şarjı başka odaya taşı.’ Sosyal medyayı tamamen bırakmaktan bahseden de var kullanım durumunu iyileştirmeyi dileyeni de: ‘Instagram’dan süper ilham veren profilleri takip et.’ Instagram kullanımını iyileştirme üzerine duyduğum en içten itiraf ve en naif karar da şuydu sanırım: ‘Ünlülerin hayatını takibi bırak!

Ekranlara dair şu maddeyi de en sona alarak bir sonraki kategoriyle birleştirmek istiyorum: ‘Elektronik posta gelen kutusunu temizle, sil hepsini, tertemiz başla yeni yıla!’ Yihuu!

ARINMA

Arınmak, en sık karşılaştığım kararlardan. ‘Hayatını arındır.’ ‘Sadeleş.Gereksiz eşyadan kurtulmak isteyen birçok genç var. ‘Kapsül gardırop yap’ diyenler var. Evde yer aç. Gereksinim duymadığın eşyayı sat. Daha basit bir yaşam için toparlan, temizlen. Bunlar en sık duyduklarım. Şu da var: ‘Her ayın bir gününü hayatının bir yönünü sadeleştirmeye ayır.’ Bir de #MinsGame denen bir yöntemi yeni öğrendim. Bir ay boyunca yapmamız önerilmiş. Birinci gün bir eşyandan kurtuluyormuşsun, ikinci gün iki, üçüncü gün üç, … Zorlayıcı olmalı ama denenebilir. Eşyadan kurtulmak tabii ki ihtiyaç sahiplerine aktararak gerçekleşiyor. Bu sebeple bile denenebilir.

Ev konusunda farklı anlamda karşılaştığım bir karar da ‘evini dekore et’ idi. Zaten her kategoride bir öylesi var bir böylesi. Sosyal medyada da öyle değil mi? Bir taraftan sosyal medyayı kullanma, arındır kendini, Instagramı kapat gibi laflar uçuşuyor, diğer yandan da Instadan cool arkadaşlar edinler. Sanırım her alanda söylenmek istenen, bir düzenin getirilmesi. Düzenle. Çeki düzen ver. Gereksizleri at ve olanı dekore et. Öyle güzelleştir ki hayatına artı değer katsın. Sahip olmayı seçtiklerin sana hizmet etsin.

Zaten en sık duyduğum kararlar alışkanlık düzenleme ile ilgili olanları. Dünyaca düzen problemi yaşıyoruz anlaşılan.

GÜNLÜK RUTİN

Kararlarını paylaşanlardan birisinin deyimiyle ‘ideal alışkanlıklarını tasarlaman’ bekleniyor. İstenen hedef davranışlara karar verip uygula. Genel hatlarıyla konu, gündüz ve gece rutinleri olarak ele alınmış. Hayatlarındaki alışkanlıkları netleştirmek istiyorlar. Örneğin her gün aynı saatte yatıp kalkmak bir sıkıntı belli ki. Bir kişi ‘müzik dinleyip sakinleşme gibi etkinliklerden oluşan bir akşam ritüelin olsun’ derken bir başkası ‘bir sabah rutini edin ve uy’ olarak ifade etti niyetini. ‘Gündüz ve gece rutinleri oluştur ve bunları yavaş yavaş hayatına sok’ diyen var. Birçoğu ‘erken kalk’ dedi. ‘Her gün beşte kalk, sabah rutinin olsun, sessizlikte spor yap, kitap oku, günlük yaz’ gibi daha spesifik olanlar mevcut. Sadece bir kez ‘yavaş ve mindful sabahlar geçir’ ifadesi ile karşılaşmış olsam da sanırım genelde kastedilen bu zaten. Sakinleşecek boşluk arıyor insanlar. Daha az stres ve daha derin huzur. Bunun için sporu denemek isteyen var, meditasyona yönelenler var, yazarak rahatlamayı ve organize olmayı dileyen var. Buyurun birkaç örnek: ‘Sabahları esne.’ ‘Haftada 3 kez yoga yap.’ ‘Her gün 10 dakika spor yap.’ ‘Her gün 1 şınav ve/veya squat yap ve sayılarını her hafta bir tane artır.’ Günlük yazmayı öneren çok. Bu tabirlerin bizde karşılığı var mı bilemiyorum, ama genel hatlarıyla bireylerin kendilerini, yani hayatlarını organize edebilmeyi hedefleyerek düzenli yazma kararı aldıkları türler ‘bullet journal’ (maddeli günlük) ve her gün ya da haftalık olarak kayıt alınacak self reflection journal (dönüşümlü düşünme günlüğü). Bir kişi de her gün beş dakika ayırarak şu üç soruyu yanıtlamanı istiyor: bugün başardığın 3 şey, şükrettiğin 3 konu ve yarın yapacağın 3 iş. Fikirler hazırsa beş dakikada biter elbet yazım aşaması ama bunları düşünüp gözden geçirmek ve ertesi güne aktarmak üst düzey bilişsel beceri ve gerçek bir deneyim gerektiriyor. Olsun. Bir yerden başlamadan alışkanlığa dönüşemez. ‘Gününü bir önceki gün organize etmek,’ iş yerim haricinde benim de yapamadığım bir davranış biçimi. Konu rutinin dışına çıkıyor ve kendi yaşantına dair hedeflerinde çok net olmanı istiyor. Bu konuda şöyle bir öneri var: ‘Şimdiki Ben-Gelecekteki Ben tablosu hazırla 2020 için (Current me vs Future me).’ Bilinçaltını aktive edebilmek için hedeflerini, amaçlarını her gün on kere yazıp kafana kazımanı tavsiye etmiş bir başkası. Rutinle iç içe geçmiş olsa da HEDEF BELİRLEME, ORGANİZE OLABİLME, TUTARLILIK başlığı altında da verebileceğimiz bu konuları her nasıl hayata geçirebiliyorsanız geçirmenizi öneririm ben de naçizane. Hele ki durumunuz şu kararı alan YouTuber kadar vahimse: ‘Geç kalma.’ 😦 Tabii sadece planlayıp planlayıp hayata geçiremiyorsak da kötü. Tatlı bir kızımız şu hedefi koydu önüne 2020 için: ‘Organize ol, harekete geç. Fazla düşünme. Detaylı planlamayla zaman tüketme. Tutarlı ol.’ Özetlemiş.

ÇOK ŞÜKÜR

Rutin listesine eklenmeye çalışılan bir diğer alışkanlık da şükür. Çoktandır unutulduğundan olsa gerek ‘şükretmek’ neredeyse herkesin kararlar listesinde karşılaştığım bir konu. Bunun için günlük tutmaya niyetlenenler var. Günde beş şükür yazmanın yaşamlarında büyük bir fak yaratacağına inanan güzel yürekler var. ‘Her gün olumlu bir şey fark et ve yaz’ diyen var. Birisi de dedi ki: ‘Daha sık şükretme pratiği yaparsan agresyon, öfke ve korkuların azalır, özgüvenin artar. ‘Her gün 3 tane yaz.’ Şükretmek çok değerli tabii. Her canlının, parçası olduğu güzelliklerin ve nefesinin kıymetini görebilmesi ne kadar özel bir sevinç. Endişem sadece, iş gibi yapılan şeylerin bir süre sonra sorgusuz bir alışkanlığa dönüşüp değerini yitirmesi üzerine.

Doğrudan şükür grubuna alınabilir mi bilemesem de şu maddeyi de bu başlık altına koyacağım ben: ‘Geçen yılki kazanım-başarılarından oluşan koca bir liste yap.’ İnsan başarıları için şükretmez de ne yapar?

PARA PARA PARA

Finansal durumunu daha iyi yönetebilmeyi dileyenler ve maaşından belli bir miktar ayırarak yatırım yapmaya niyetlenenler de çok ama bunu yapmak isteme nedenleri muhtelif. Noel için para biriktirmek isteyen de var, kafaya bir yolculuk koyan, muhteşem bir tatil planlayan da. Hatta bu ikincisi dedi ki “öyle muhteşem olsun ki sonra bayılarak an.” Çok hoş. 2020 kararlarını dinlediğim bayanlardan biri ‘bankada deneyimler hesabı aç’ dedi. Haftada 20 Dolar yatıracakmış sergi gezmek gibi etkinliklere harcanmak üzere. Bankaya koyulmasa da pekâlâ bir kenara biraz para ayırılabilir bu işler için. Bir delikanlı da beş bin dolar biriktirmeyi hedefliyormuş sıkışırsa kullanma amaçlı. Meblağ belirlemek hedef gerçekleştirmeye yardımcı oluyor. Tutumlu olmak, gereksiz harcamalardan kaçıp parayı daha önemli işler için kullanmak önemli tabii. O yüzden de bence en güzeli şu karardı: ‘Kendine yatırım yap. Paranı, gelişmeni sağlayacak bilgisayar programlarına harca ya da çoktandır istediğin bir kursa git.’ Haklı.

 

İÇME ALIŞKANLIKLARI

Su içmeyi unutan çok sanırım. ‘Daha çok su’ içmeye dair bolca temenni işittim. Yanlış olduğunu bildiğimiz halde sürdürdüğümüz başka sağlıksız zevkler de var elbet. ‘Kötü alışkanlığını bırak’ diyenler ve bunu ‘facebook gibi, içki gibi zarar veren davranışı bir yıl bırak’ biçiminde ifade edenler var. Yine doğrudan ‘içki içme’ diyen ve daha kısıtlı şekliyle ‘1 yıl içme’ diyen var. Kafeini ve gazlı içecekleri bırakmak isteyenler ve tamamen ‘şeker’ ile vedalaşmayı dilemiş bir kişi dinledim. ‘Her gün kahve alma’ diyen bir kızımız ise bunu para biriktirme niyetine bağlıyor. Sağlıklı beslenme, para biriktirme ve çevreye duyarlılık el ele gidiyor zaten bu konuşmalarda.

YEME ALIŞKANLIKLARI

Kendisine, ‘yeme alışkanlıklarını düzenle’ diyen çok. ‘Daha çok sebze ye’ diyerek netleştiren de mevcut. Ayrıca, videolardan anladığıma göre dışarıda yemek çok sık karşılaşılan bir alışkanlık. Tabii birçok gencimiz bir tas yemek yiyecek parayı bulamazken kanal sahiplerinin bu tatlı lükse erişebilmesi hoş. Ama belli ki onlar da bunu kırmaları gerektiğine inanmış bir şekilde. ‘Dışarıdan yemek sipariş etme’ diyeni bol. Bunu haftada en fazla 1 kez ile sınırlayanı var, ki o parayı da tatil için saklamayı salık vermiş. ‘Para, zaman, sağlık için yemeğini evde hazırla’ diyenler var. Bu konuyu dünya meselelerine bağlayanlar da var elbet. Yeme alışkanlığı geliştirmekten bahsederken kendi bedenimizin iyiliğinin yanı sıra çevre dostu olmayı da dahil ederek ‘vegan ya da vejetaryen ol’ kısmını ekleyen epey var. Öte yandan, evde yemek yeme aktivitesini eğlence anlayışıyla birleştirmekten keyif alan da çok: ‘Haftada bir yeni tarif bul, dostları çağırıp onlarla iş birliği içerisinde ve eğlenceli bir biçimde dene.’ Belli ki bu dostlarla görüşme konusunda da dertliyiz. Onu da birazdan inceleyelim. Kendi adıma bu listeye paketlenmiş değil açık baharat kullanmayı ekleyebilirim. Hep marketten alıyorum çünkü.

ÇEVRE-YARDIMLAŞMA-DAYANIŞMA-GÖNÜLLÜLÜK

Yıl başında karar alırken ‘yeme alışkanlıklarımı da düzenleyeyim bari’ diyen bir insan ne kadar vegan olmayı başarabilir? Onu bilemem. Ama çevreye karşı duyarlılık geliştirme amaçlı olarak alınmış hoş kararlardan bazıları oldukça etkileyici. Örneğin: ‘Daha çok üret, daha az tüket.’ Hayata geçirilmesi kolay ama etkili maddelerden biri daha: ‘Dünyayı iyileştirmeye hizmet edecek 1 tane karar al. Örneğin naylon torba kullanma.’ Dün bir süpermarketin kasasında bana “şifre” diyeceğine yanlışlıkla “poşet” dedikten sonra dert yanmaya başlayan kasiyer kızın gün boyu yaşadıkları geldi aklıma. Neyse. Diğer bir örnek: ‘Etik kanıtlı kıyafet al sadece.’ Alışveriş çılgınlığının vardığı noktayı kanıtlarcasına alınan bir karar: ‘30 gün yeni hiçbir şey alma.’ Yani evet, gerçekten bu pozisyondaysanız, en azından bu maddeyi deneyerek kendinize bir kafa tutun. Minimalist olmak zorunda değil kimse ama şu habire aldığı kıyafet ve bakım ürününü anlatan video kanalı sahiplerinden de olmayın ne olur.

Gönüllü olma isteğini dillendiren YouTuberlar da var. Bunu arkadaşlarla birlikte yapılan bir etkinliğe çevirme niyetinde olan var. Ruhunun isteğini, her ay 10 Dolar bağışlayarak susturmayı planlayanı var. Ayda bir random act of kindness yapmayı düşünen var. Yani rastgele birilerine iyilik yaparak hayatın güzelleşmesine katkıda bulunmak isteyen. Birilerine mentorluk yapacağına söz vereni var. ‘Kan vereceğim’ diyeni var. Seç beğen al… Hepsi güzel. Yardımlaşma ve çevre konularında hangi seviyede olursak olalım, birilerine destek olabilmek dünyamızı dengede tutmaya hizmet eden bir güzellik.

Birileriyle görüşme konusunun sıkıntılı grupta göründüğünü önceki maddenin sonunda da yazmıştım. Şimdi o zaman sosyalleşme ile ilgili kararlar listelerine göz atalım.

SOSYAL ASOSYAL

Duyduğumda beni en üzen maddelerden biri şu oldu: ‘Ayda bir, bir arkadaşınla filan, birbirinize odaklandığınız kaliteli zaman geçirin.’ Anlatıcı, ne demek istediğini de epey bir dil dökerek anlattı. Düşünün artık, ne kadar uzaklaşmışız bu durumdan… Şu maddeyi yaşamına geçirmeye niyetlenen de var: ‘Her gün 1 arkadaşını ya da akrabanı telefonla ara.’ Birçokları da dostlarla zaman geçirebilme örnekleri paylaşıyor videolarında. Arkadaşlarla geçirilen zamanı artırıcı faaliyet olarak ‘evde birlikte yemek yapmak’ ve ‘gönüllülük çalışmalarına katılmak’ fikirlerini önceki paragraflarda yazmıştım. Sosyal mesaj içermeyen bir başkası: ‘Daha sık akşam toplantıları düzenle. Ayda bir arkadaşlarını yemeğe çağır.’ Ocak ayında ilk partiyi senin düzenleyerek başlamanı salık veren de var. Birçok kanal sahibi, eski dostlarınızı aramanızı öğütlüyor. Yeniden görüşme fırsatı yaratın diyor. Demek ki, unutulmuş birer birer eski dostlar, eski dostlar… Yeni yıl kararları listesine, yeni insanlarla tanışmayı ekleyen de hiç az değil. ‘Bu yıl 2 arkadaş edin’ diyen de var kendisine, her ay bir kişi tanıyarak sorularınla hayatını didiklemeyi tavsiye eden de. Birkaç konuşmacı, bu yeni insanları ‘cool’ kişiler olsun diyerek netleştirmiş. Cool ne bilemedim tabii ben. Neyse ki bir oğlumuz şu tür açıklamalar getirdi kendi listesinden bahsederken: ‘Yaratıcı kişilerle tanışın, gruplara katılın.’ Hmm… Bu kişileri bulmak için ‘konferans, meet up (buluşma), çalıştaylara katıl’ denmiş. Podcast Kulübü kurma önerisinde bulunan olmuş. Birisi de demiş ki: ‘2020 yılını planlama partisine ev sahipliği yap. İnsanları davet et. Sosyal medyadan kişiler de çağırabilirsin.’ Bir başkası: ‘Hayran olduğun birine ulaşıp hayranlığını belirt. Sosyal medyada takip ettiğin kişilerden de olur.’ Yani kısaca, şunu diyor birçok genç insan kendine ve önemsediklerine: ‘Konfor alanından çık, sosyalleş. Yaratıcı insanlar bul ve iş birliği yap. Dışarı çık, zorla kendini.’ Sonuna kadar katılıyorum. Eski dostlara kendilerini değersiz hissettirmeden ama lütfen…

 

ÖĞRENME

Yeni beceriler öğrenip farklı konularda uzmanlaşma isteğini de görebilmek benim için çok değerli oldu. Bunların bazısı (her ay yeni bir parti numarası/oyunu öğren gibi) başkalarını etkilemek için düşünülmüş olsa da öğrenmek öğrenmektir. ‘Bir şeyin nasıl yapıldığını öğren’ biçiminde genel ifade eden çok oldu. Daha spesifik bir biçimde ‘Skillshare’den öğren (reklam olsa gerek), ya da ‘acayip havalı bir şey öğren (freaking cool)’ diyen de var. Organize olmayı her şekilde kafasına koymuş kişiler var: ‘Her hafta yeni bir şey öğren ve bunun yolunu adım adım önceden planla.’ Şu güzel bir karar: ‘Filler denen ifadelerden kurtul.’ Yani cümle aralarına serpiştirilmiş gereksiz sözcükler ve “eee” gibi ifadeleri yok et (ya da azalt). Türkçemiz için belki şunu diyebiliriz: ‘Aynen gibi, yaanee gibi, tabii ki deee gibi kelime ve kelime öbeklerinin yerine başka sözcükler hatta tümceler kullanarak kendini ifade etmeye çalış.’ Aslında kelime dağarcığını genişletmeyi hedefleyebiliriz. Şu hedefler de güzel: ‘Yaratıclık içeren bir hobi edin.’ ‘30 gün boyunca her gün aynı şeyi çiz ve bu çalışmalarını her gün Instagramda paylaş.’ Çok hoş değil mi? Otuz gün challenge (zor görev) öneren de çok nitekim. Biz de kendimizinkini bulabiliriz. Yeni, sağlıklı, eğlenceli ya da çılgın görevi belirleyip otuz gün boyunca deneyebiliriz. Benim için en uç olanı ise şuydu: ‘Her hafta farklı bir dilde 2 ifade öğren.’ Yani bilmediğiniz elli iki dilde bir şeyler söyleyebiliyor olacaksınız. Ezberim olmadığı, bu yüzden de anlamlandıramadığım şeyleri öğrenemediğim için bana olanaksız göründü. Yapabilir misiniz?

DENEYİMLER

Otuz gün görevi demişken, deneyimleme isteklerine geçeyim. Yeni bir şeylerin tadına bakmak isteyen epey insan olması çok güzel. Bunu genelde ‘yeni deneyimlere evet de’ ve ‘her ay bir deneyim yaşa’ cümleleriyle listeye aldılar. Bir de: ‘Hep yapmak istediğin şeyi dene.’ Bunu blog açmak ya da Instagram kullanmaya başlamak olarak örneklemişler. Keman çalmak da olur elbet. Hiç gitmediği yere gitmeye niyetlenen de var, ‘bir şeyi ilk kez yap’ diyerek heyecanlanan da. Balonla uçmaktan ya da skydivingden bahseden de var, sadece ‘kendi şehrinde bir macera yaşa’ diyen de. Bir taneyle yetinmeyip –birçok- macera yaşamak isteyen de çok. Bir korkusuyla yüzleşmek isteyen ya da kararını ‘ayda bir korkunç bir şey yap’ olarak listeye alanlar var. O korkutucu şey neyse artık… Her zamanki gibi daha net olan listeciler var bu kategoride de: ‘Ayda bir sanatçı günü yap. Gün boyu, tek başına takıl ve sergilere gitmek gibi sevdiğin sanatsal etkinliklerle ilgilen.’ Benzer biçimde ‘tutku projesi’ tanımlayan var. Fotoğrafçılıktır, blogdur, tutkun neyse artık, onunla ilgili bir proje yürüt. Bir kişi de şunu ekledi listeye: ‘Tutkundan para kazan.

 

KENDİNİ BUL

Yaşların geneli çok genç olunca, ‘kendini tanı’ gibi maddeler de ekleniyor listeye. Yaşlanınca kendimizi tanıdığımızı iddia ettiğimden değil, ölene kadar aslında kendimizi bir türlü tam manasıyla tanıyamayacağımızı, dolayısıyla bunu listeye almanın da anlamsız olduğunu düşündüğümden böyle söyledim. Yoksa çok gayretli ve saf bir niyet. Şu daha olası tabii: ‘Tarzını bul.’ Yani daha bulunası bir şey. Tatlı bir kız şuna niyet etti: ‘Bu yıl daha güzel giyin.’ Yani giyin, kuşan, süslen, farklı ol. Bir başkası da bunu ‘presentabl görünmek için daha çok çabala’ olarak dile getirdi. Bunlar da kendine erme çabalarına dahil sanki. İnançları konusunda iyileştirmeye gitmeye niyetlenen bir kişi, bu kararını, ‘inancını derinleştir’ tümcesiyle ekledi listesine. Ayurveda gibi konularla ilgilenmek isteyenler de var. Bir de kendini, kendini sevdiğine ikna etmeye çalışanlar mevcut: ‘Kendine sevgini anlattığın günlük tut’ ve ‘kendine aşk mektubu yaz’ bu konuda rastladığım iki örnek. İhtiyacımız olan buysa neden olmasın… Kendini sevmek önemli. Kendimizle barışmazsak tüm dünyayla küs yaşarız.

Bu konudaki son bir derleme olarak da bir hanımefendinin yazısına yer vermek istedim. ‘Kendine bakma’ ya da ‘öz bakım artırma’ oyunu olarak nitelediği; uyku, beslenme, dinlenme ve spor alanlarının iyileştirilmesi durumuna ait listesini de doğrudan kendisinden aktarayım: Haftada bir doğaya çık ruh sağlığın için. Doğada her gün 30 dakika geçirmek ise olumlu düşünceler yaratır. Güneşte otur, kendine iyi davran, parkta oturup insanları izle. Yüzüne maske yap. Kendine çiçek al, yeni mum al, yeni su şişesi al. Rahat, yumuşak şeyler giy. Mum ışığında küvete gir, köpük banyosu yap. Yeni renklerde eğlenceli ojeler al. Sıcacık battaniyeye sarın otururken. Erken yat. Müzik dinle. Meditasyon yap. Doktor randevularını ayarla ya da en azından ilk doktor randevunu al. Check up tarihini belirle. Pazara çık. Camını açarak araba sür.

EĞLENCE

Tabii yukarıda bahsedilen birçok maddeyi eğlence adı altında görebiliriz. Korkularınla yüzleşmek de pekâlâ eğlenceli olabilir, yeni beceriler edinmek de. Buraya sadece başka bir yerlere yerleştiremediklerimi aldım. ‘2020 yılının ilk üç ayını planlarken eğlenceli aktiviteler de koy’ gibi ya da ‘aşk ilişkini güçlendir’ gibi. Örneğin ‘dövme yaptır’ kararı, bir eğlence niyetini mi gösterir, görüntünü iyileştirme isteğini mi yoksa kendini bulma çabanı mı? Ben bilmiyorum. Dövmelerden anlamam. Bildiğim bir konu var ama: Her şeyin nedeni olup da hiçbir kategoriye sığamayacak müzik. Genç de olsa birçok insan yaşarken müzikten kopuyor demek ki bunu listesine dahil etmeye gereksinen olmuş. Şu daha da düşündürücü: ‘Dans et.’ Eğer durumunuz buysa benim de ricam olsun. Danssız bırakmayın kendinizi lütfen.

DİNLEMEK ÖNEMLİ

Müzik dinlese de beğeni aralığını genişletmek isteyen var ki bu da gelişim açısından çok değerli. ‘Her ay yeni bir albüm dinle’ ve ‘çalma listeni geliştir’ maddeleri bu yönde bir arzuyu gösteriyor bana. Müzik dışında kitabı da dinlemeyi tercih edenler var: ‘Audiobook dinle (sesli kitap).’ Elde tutulan kitabın yerini alabileceğine inanmasam da arada lazım oluyor. Bir de podcast dinlemeyi artırmaya niyetlenip ‘koca bir audio (ses dosyası) listesi hazırla’ diyen oldu. Podcast dinlemek gelişim açısından da çok yararlı oluyor ama ben şahsen koca bir liste yaptığım zaman hiçbirine bakmaz oluyorum. Orada asırlardır duran tozlu bir dekor gibi görünmeye başlıyor gözüme.

Bu sene yılbaşı için kendime özel bir liste yapmadım. Hazırdaki niyet, istek ve kararlarımı revize etmeye devam edeceğim. Ama gençlerden duyduğum şu madde o kadar hoşuma gitti ki bir tek onu çalıp hayatıma dahil etmeye başladım bile: ‘Seni mutlu eden şeylerin listesini çıkar (52 tane) ve her hafta birini yaparak üzerini çiz.’ Her şeye rağmen… Yaşamaya devam ettiğimize göre, bütün üzücü olaylara rağmen kendimizi mutlu etmekten sorumluyuz. Çok önceden yazılmış olsa da, üzüntüler yüzünden bir türlü paylaşılamamış bu derlemeyi buraya koymak da görevlerim arasında, gülmek ve gülüşümle çevremi güzelleştirmek de. İnsanlık onurları arasında yaşamın hakkını vermek de var elbet… Güzel bir yıl dilerim.