Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Önceki yazıda Tayland ve Bangkok hakkında biraz genel bilgi vermiş, izlenimlerimi anlatmıştım. Şimdi başkenti biraz daha yakından tanımak için eski şehirde dolaşalım…

 

BANGKOK

Nereler gezilebilir bu capcanlı, çok yönlü, muhteşem ruhuyla yaşayan harika şehirde?

İçinden nehir geçen kentlerden Bangkok. Chao Phraya ırmağının ve oraya buraya yayılan kanallarının beslediği bir şehir. Güzel tekneleriyle nehir gezisi yapılabiliyor elbet. Cruise mümkün. Ayrıca bir ulaşım aracı olarak da kullanılıyor tekneler. Her zaman olduğu gibi, eskiler yerleşimi suya doğru yaptığı için, Bangkok’un da eski yerleşim (Old Town) tarafında nehirle daha sarmaş dolaş geziniyorsunuz. Örneğin koskoca Büyük Saray bölgesinde dolaşırken kendinizi çölde sansanız da hemen ötesi nehir.

Büyük Saray (the Grand Palace): Eski kraliyet merkezi olan bu yapıya ulaşım ve içini gezmesi, beni en zorlayan gezim oldu desem yanılmam herhalde. Bu bölgedeki yapıların her biri çok geniş alanlara kurulu olduğundan ve birinden birine giderken çokça güneş altında kalarak yürüdüğünüzden tansiyonumla anlaşamadılar.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ancak tabii ki büyüleyici güzellikte. Bazı yazılar okumuştum; “bu bölgedeki tapınakları gezmek yarım gününüzü alır” diye. Bunu kim, nasıl başarabilir bilmiyorum. Ama benlik değil.

Sadece Büyük Saray’ı hak ettiğince gezmeniz bile en az yarım gününüzü alır zaten. Eğer sadece Instagram fotoğrafı çektirmek için girmiyorsanız, ödediğiniz 500 Baht ücreti fazlasıyla hak ediyor.

1782’de kurulmuş olan saray kompleksi, sadece Siyam kraliyet rezidansına değil, onun enfes hollerine de ev sahipliği yapıyor. ‘Hall’ denen bu yerlerde, yani dış koridorlarda yer alan ve kraliyet yaşamından detaylar sunan duvardan duvara resimleri incelemeden geçerseniz ayıp olur. Rehberler her birini dakikalarca anlatıyor ama o kadar olmasa bile en azından incelenmeyi hak ediyorlar.

Ayrıca iki katlı bir müzesi var (ücrete dahil).

Hatta bir müze daha var: Queen Sirikit Museum of Textiles, ama buradaki kraliçenin kostümlerinin sergisinin kaldırıldığını okumuştum, o yüzden girmedim.

Komplekse girerken son derece detaylı bir broşür veriyorlar. Yerleşkedeki her yapının ne amaçla kullanıldığını rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz. Bunları okumak bile epey zamanınızı alıyor.

Ama kısaca söylemek istersek, saray, Kral I.Rama 1782’de tahta geçince inşa edilmiş. Öncesinde kraliyet sarayı ve idari merkez Thonburi bölgesindeymiş (nehrin batı yakası, Bangkok’tan önceki başkent). Bu konumun uygun olmadığına karar veren kral, merkezin ırmağın karşı tarafında olması gerektiğine karar vererek rezidansının ve idari ofislerin yapılmasını emretmiş.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Büyük Saray Kompleksinin tamamı 218,000 m². İçerisinde bir de tapınak ihtiva ediyor: Zümrüt Buda.

Wat Phra Kaew (the Temple of the Emerald Buddha-Zümrüt Buda Tapınağı): Gerçek Tay (Thai) mimarisinin muhteşem bir örneği olan şapel göz alıcı güzellikte. Yapının duvarlarındaki orijinal resimlerde Lord Buddha’nın yaşamından kesitler buluyorsunuz. Tayland’ın en önemli Buda heykeli olarak saygı gören the Emerald Buddha, 1784 yılında Büyük Saray’da yer alan bu tapınağa taşınmış. Başka birçok yerde devasa Buda heykelleri görüldüğü için turistlere Emerald Buddha’nın 66 santimlik boyu ilginç geliyor. Ama halk aşırı saygı gösteriyor.

Wat Pho (the Temple of the Reclining Buddha-Uzanan Buda Tapınağı): 46 metre yatan Buda’nın yer aldığı Budist tapınağı. Boyu da 15 metre.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Wat Pho, Büyük Saray’ın yanında. Giriş ücreti 200 Baht. Tayland halkına ücretsiz. İnançları gereği bozuk para alıp kaselere atan halk da ahenkli bir görüntü oluşturuyor. Tay masajının doğduğu yer derler.

Wat Arun (The Temple of the Dawn-Şafak Tapınağı): Nehrin karşısında yani batı yakasında. Giriş ücreti 50 Baht. Yetmiş metrelik yakışıklı yapının içine girebileceğiniz bir yeri yok.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Wat Arun’un merdivenleri çok dik ama biz oradayken en tepeye kadar çıkılamıyordu. Nehirden de çok hoş görünüyor. Tekne durağı hemen önünde.

İnsanların yarım günde tamamladığını yazdığı bu bölgeyi biz ikiye böldük (civarda bulunan diğer tapınaklar hariç). Büyük Saray ve içerisine dahil olan Zümrüt Buda Tapınağına bir Pazar günü gittiğimiz için çıkışta hemen karşısından geçen otobüse (44 numara) atlayarak Chatuchak Market’e yetiştik çünkü bu sadece hafta sonları açık olan bir pazar yeri (sonra anlatacağım).

Diğer iki tapınak için (Wat Pho ve Wat Arun) hafta içinde tekrar geldik. BTS’nin iki hattını da kullanarak Saphan Taksin’de indik. İstasyondan çıkıp aşağı indik. Ferry yazan kısma gitmeyip sol tarafta hemen kalkmakta olan teknelere atladık (30’ar Bahta bilet alarak).

Nehir boyu 4-5 duraklık tatlı bir geziyle Wat Pho’ya ulaştık. Tapınağı gezdikten sonra 4 numaralı pier’de çok hızlı ilerleyen uzun kuyruğa girerek 8 Bahtlık biletlerle karşıya geçtik ve Wat Arun’u gezdik. Yani fotoğrafladık.

Aynı gün gezecekseniz önce Büyük Saray’dan başlayın. Daha erken kapanıyor. Müze, gösteri, vs de var. Wat Pho, en geç kapananı. Bu arada Büyük Saray’ın hemen karşısında Chatuchak’a gitmek için otobüse bindiğimiz yerde turizm informasyon var.

Khao San Road: en önemli, en belirgin cadde (Thanon Khao San). Buradan başlayıp güneye gide gide yukarıda bahsettiğim bölgeyi gezebilirsiniz.

Pazarlar: Biz ilk olarak son derece yerel olan Saphan Khao Marketa gittik (Lan Luang Caddesinde). Old town’ı ve Çin Mahallesini bulmaya çalışıyorduk. Phaya Thai istasyonundan nehre doğru yöneldik. Yolda harita var zaten. Onu inceleyip iyice emin olduktan sonra devam ettik. Pazarın arka tarafları oldukça pisti hatta.

Sushi filan denedik burada. Ama o sırada birçok pazar var.

Örneğin hemen karşısında Talad Saphan Phut night market var.  MaHaNa fruit market var.  Daha ileride (Chinatown yönüne doğru) Phadung Krung Kasem Floating Market var. Bobae Market var. Bunların hepsi birbirine gayet yakın.

Zaten kentte birçok pazar var. Örneğin Ulusal Müzeye (Bangkok National Museum) yakın olan Maharaj Pazarı da bunlardan biri. Chatuchak’ı ise apayrı bir bölüm olarak anlatacağım.

Ayrıca Pak Khlong-flower Market, Or Tor Kor Market (fresh market), Patpong Night Bazaar, Phahurat Market (Little India), Sampeng Market var. Trenden indiğiniz istasyondan aşağı bir bakın bakalım. Belki bir tane de orada vardır. Örneğin Victory Monument istasyonunun ayağının dibinde:

Ortasında koca uçağıyla Chang Chui Plane Night Market, nehrin karşı tarafında ve bira uzak kalıyor.

Mae Khlong Railway Market (içinden tren yolu geçen pazar) ve Amphawa Floating Market (yüzen pazar) da turistlerin ilgi gösterdiği pazar yerlerinden ve Bangkok kentinin 1,5 saat dışında kalıyor, ancak iki mekan birbirine çok yakın; 7 kilometre. O yüzden de ortak turlar düzenleniyor. [Şu sitenin tur fotoğraflarına bakabilirsiniz örneğin: Siam Traveller.] Diğer bir yüzen çarşı olan Damnoen Saduak da Bangkok’a 95 km. Bu iki ünlü yüzen marketin arası, arabayla 15 dakika. [kkday ve Klook gibi bazı şirketlerde 1000 Baht’a tur düzenlendiğini duymuştuk]

Sonraki bölümde Çin Mahallesi’ne gidip yemeklere göz atacağız.

SANUK!

Reklamlar