Etiketler

, , ,

Geçenlerde okuduğum bir yazı beni kendi müzik serüvenimin tırtıllık yıllarına götürdü. Yazıyı kaleme alan nesildaşım, seksenli yıllara ait dünyasında en sevdiği -yabancı- şarkılardan bir liste oluşturmuş. Gerek yazı gerekse liste beni öyle heyecanlandırdı ki hemen ben de kendi anılarımı anlatma ihtiyacı duydum.

Müzik çeşitliliğinin çokça olduğunu düşündüğüm bir evde büyüdüm. Babam sabahları kahramanlık türküleri söyleyerek traş olur, akşamlarıysa kendi elleriyle yaptığı uduyla annemin tatlı terennümüne eşlik ederdi. Eline geçen her müzik aletini kursa gerek duymadan çalmaya başlardı. Kardeşim tarafından ailemize yıllar sonra dahil edilen kemanla el yapımı udumuzun tellerinden yayılan konserlerin aynı devre rastlamasını ne çok isterdim.

TRT’nin coşkulu yılları olduğu için yasaklanmamış bütün ünlülerin şarkıları kulaklarımıza dolardı naif akşamlarımızda. O yüzdendir bizim neslin kendini Ajdayla, Sezenle, Nilüferle ve Nükhetle çocukluk arkadaşı sanması. “Benim balonlarım vardı, onları kimler aldı” kıvamında hüzünlensek de “ah dede vah dede” coşkusuyla el çırparken aslında şarkının ne dediğine hiç dikkat etmesek de, Tanju Okan’ın başı önde söylediği “eşyalar toplanmış… kadınım…” sözlerine annemiz üzüldüğü için üzülsek de severdik her hafta hepsini siyah beyaz netlikte görmeyi. Dansöz çıplaklığının sadece yılbaşında görülebileceğini bildiğimiz yıllardı.

Başka lezzetler de var elbet o yıllardan damakta kalan. ABBA ve Boney M bizim mahalledendi sanki. Diğer hanelerden farklı olarak Bee Gees, Bob Marley ve başkaları da bizim evin daimi konukları arasındaydı. Yılda bir olacak diye yana yakıla Eurovision beklemenin güzelliği vardı sonra. Sadece şarkı yarışmasının yapıldığı ülkede değil her evde ufak bir tören yapılırdı o müstesna günde. Bu arada, geçmişe göz atınca sözcükler de biraz o yıllara kayabiliyor tabii.

İlk kasedim A-Ha idi. Saçımı ilk defa kestirmiştim. Kendimi biraz daha genç denen şeye yakın hissediyordum artık. İlk defa ‘kaset’ gibi bir nesne için para isteyecektim evden. Günlerce dolandım ciğercinin kedisi gibi kasetçinin önünde. Kaset almanın ne zor bir şey olduğunu o hafta öğrendim 🙂

‘Kendime ait’ ikinci kasedim de Cyndi Lauper idi tabii, çünkü çok ‘havalı’ idik “Girls Just Wanna Have Fun” diye bağırırken çılgın renkli Cyndi ile. Henüz ‘cool’ olunamayan yıllardı.

Sonrası ‘karışık’ kasetler. Aslında öncesi de karışıktı ama şimdi bu işi kasetçi abiler yapıyordu. Para biriktiriyor, sınıfın popüler çocuklarının dinlediği şarkılara kulak kesilerek en özenli listeyi oluşturuyor ve utana sıkıla abiye gidiyorduk. Nasıl da haşin bir şekilde çizerdi kendisinde olmayan şarkının üstünü! Hayatımız kararırdı o şarkı yok diye. Unutamazdık, aşamazdık… Daha da kötüsü vardı ama: Utana sıkıla görücüye çıkardığımız listedeki herhangi bir şarkıya kasetçi abinin yapacağı küçümseyici bir yorum!

Tabii büyüdükçe ve beğenileri oturdukça anlıyor insan müzik zevki denen bir şey olduğunu ve kendine güvenmeyi. Ben de oldukça ‘karışık’ bir süreçten geçtim bugüne ulaşabilmek için. Kırık yerine bant yapıştırıp radyodan şarkı çekmek için milleti susturduğumuz karışık kasetlerden bahsetmiyorum bu kez. Annemlerin evde olmadığı gecelerde küçücük kardeşimi oturtup ya bir Dede Efendi bestesinin güftesini ya da Modern Talking şarkısını öğrettiğimi de çok ilginç bulmuyorum. Hakkı Bulut dinlerken Chris De Burgh ile evlenmeye karar verişim de çok tuhaf gelmiyor (Neyse ki Jon Bon Jovi’ye aşık olarak Chris’i unuttum zaten). Gerçekten çorba gibi karışmış müzik cümbüşüdür anlatmaya çalıştığım. Küçük Emrah hayranlığımdan asla ödün vermeyerek edebiyat öğretmenimle girdiğim hararetli tartışmalardan sonra nasıl da heavy metal (hatta thrash metal) hayranı olduğumu izah edebilme çabasındayım.

“We Don’t Need No Education” diye yurt odamda bağıra bağıra dans ederek üniversiteyi bitirdim. Hâlâ da çok önemsediğim bir parçadır. Ve hâlâ da eğitim dünyasındayım. Guns N’Roses, Queen, Pink Floyd derken geçmişin güzelliklerini tanımaya yoğunlaştım. “Anılar 9” kasedinin ötesine geçtim elbet. The Beach Boys, Hooker, Ben E. King, Nat King Cole, Beatles ve Elvis ile yaşadım bir dönem. Jim Morrison, Janis Joplin, Jimi Hendrix ile çılgın sevdaların peşine düştüm. Blues, caz, etnik müzikle kucaklaştım. Çocukluğumda “Grease” ile başlamış, öğrenciliğimde “Dirty Dancing” ile devam etmiş film müzikleri yolculuğum da onlarca kasetin doldurduğu raflarla noktalandı. Afrikalı arkadaşlarım sayesinde reggae müziğin kanatlarına sımsıkı yapıştım. Peki ya James Brown olmasa nasıl biterdi okul yolları? Kulaklığının turuncu süngerleri parçalanmış walkmanimin dili olsa da konuşsa… Simit alacak param olmazdı, ama o walkmanin pilleri alınırdı. Don’t Worry, Be Happy zamanlardı…

Çok şükür o günler de geçti… ve işte buralardayım…

 

Bir o kadar da uzaklaşmışım 🙂 Okuduğum listeden yola çıkarak ben de bir seksenler listesi yapacaktım, bütün sırlarımı dökmüşüm yine. Listeyi de yapalım o zaman. Uzun gibi görünse de ‘Comanchero’ gibi, ‘Mr. Cab Driver‘ gibi birçok şarkıyı içermiyor bile. Chris Rea, Rod Stewart, Tina Turner, Elton John, Madonna, Pia Zadora, Paula Abdul, Kylie Minogue, Pet Shop Boys bile yok.

Buyurunuz seksenlerden seksen şarkı! Tam karışık bir kaset size. Siz de ekleyiniz lütfen o yıllara yolunuz düştüyse.

 

Lady, Kenny Rogers (1980)

Upside Down, Diana Ross (1980)

Down Under, Men at Work (1980)

Woman In Love, Barbra Streisand (1980)

Endless Love, Diana Ross & Lionel Richie (1981)

Tainted Love, Soft Cell (1981)


Eye of The Tiger, Survivor (1982)

Rock The Casbah, The Clash (1982)

Should I Stay Or Should I Go, The Clash (1982)

Do You Really Want To Hurt Me, Culture Club (1982)

Da Da Da, Trio (1982)

Felicità, Al Bano & Romina Power (1982)

Chì Chì Chì Cò Cò Cò, Pippo Franco (1983)

Flashdance What A Feeling, Irene Cara (1983)

L’Italiano, Toto Cutugno (1983)

99 Luftballons, Nena (1983)

I Like Chopin, Gazebo (1983)

Hello, Lionel Richie (1983)

Say Say Say, Paul McCartney & Michael Jackson (1983)

Every Breath You Take, The Police (1983)

Total Eclipse of The Heart, Bonnie Tyler (1983)

Sweet Dreams, Eurythmics (1983)

Uptown Girl, Billy Joel (1983)

Big in Japan, Alphaville (1984)

Somebody’s Watching Me, Rockwell (1984)

Wake Me Up Before You Go-Go, Wham! (1984)

The Wild Boys, Duran Duran (1984)

Self Control, Laura Branigan (1984)

Life is Life, Opus (1984)

One Night in Bangkok, Murray Head (1984)

Ghostbusters, Ray Parker Jr (1984)

Radio Ga Ga, Queen (1984)

Relax, Frankie Goes to Hollywood (1984)

Purple Rain, Prince (1984)

Smooth Operator, Sade (1984)

Still Loving You, Scorpions (1984)

I Want To Know What Love Is, Foreigner (1984)

Born in The USA, Bruce Springsteen (1984)

I Want to Break Free, Queen (1984)

Cherish, Kool & The Gang (1984)

Every Time You Go Away, Paul Young (1985)

Broken Wings, Mr. Mister (1985)

Rock Me Amadeus, Falco (1985)

Jeanny, Falco (1985)

Part Time Lover, Stevie Wonder (1985)

Maria Magdalena, Sandra (1985)

Celebrate Youth, Rick Springfield (1985)

Frankie, Sister Sledge (1985)

Irresistible, Princess Stéphanie (1986)

Word Up, Cameo (1986)

Walk This Way, Run-D.M.C. (1986)

Lady In Red, Chris De Burgh (1986)

Sledgehammer, Peter Gabriel (1986)

In The Army Now, Status Quo (1986)

You Keep Me Hangin’ On, Kim Wilde (1986)

Cause You Are Young, C.C.Catch (1986)

Walk Like An Egyptian, The Bangles (1986)

Venus, Bananarama (1986)

Nasty, Janet Jackson (1986)

Touch Me, Samantha Fox (1986)

Boys Boys Boys, Sabrina (1987)

Wonderful Life, Black (1987)

Englishman in New York, Sting (1987)

With or Without You, U2 (1987)

Lessons in Love, Level 42 (1987)

Friday I’m In Love, The Cure (1987)

Need You Tonight, INXS (1987)

Yeke Yeke, Mory Kanté (1987)

Heaven Is A Place On Earth, Belinda Carlisle (1987)

Never Gonna Give You Up, Rick Astley (1987)

Each Time You Break My Heart, Nick Kamen (1987)

Nothing’s Gonna Change My Love For You, Glenn Medeiros (1987)

Electrica Salsa, Off(1988)

Listen To Your Heart, Roxette (1988)

I Hate Myself for Loving You, Joan Jett & The Blackhearts (1988)

Twist in My Sobriety, Tanita Tikaram (1988)

Voyage Voyage, Desireless (1989)

Girl I’m Gonna Miss You, Milli Vanilli (1989)

Lambada, Kaoma (1989)

Pump Up The Jam, Technotronic (1989)

********************************************

Böyle bir yazı konusunda bilmeden ve istemeden beni dürttüğünüz için teşekkür ederim Ali Ballı ve  ‘Bursa ve Ben’ sitesi: bursaveben.com/2017/07/80ler