Etiketler

Hep üzülmeye meyilliyizdir. Sabah gözümüzü açtığımız gibi hayatımızın üzücü eksiklikleri ve bunaltıcı zorunlukları bir bir sıralanır karşımıza. Asılmış bir surat ve ağır bir bedenle başlar günümüz. Bunu yapmak çok kolaydır. Malzeme bol. Ödenecek faturalar, son günü gelmiş işler, aramak zorunda olduğumuz kişiler, pişmesi gereken yemek… Çocuğun notlarına üzülmekten çocuğumuz olduğuna sevinmeyi unuturuz. Misafir gelecek telaşından dostlarımızın varlığına sevinmeyi atlarız. “Amaan yine yemek yapmam lazım” derken sağlıklı olduğumuz mutluluğunu ıskalarız.

Oysa şimdi ben öyle mutluyum ki. Öyle tarifsiz hislerle kımıldanıyor ki içim. Bunun da tek sebebi açık gri gökyüzünden ince ince yağan yağmurun panjurdaki tıkırtısı, evime dolan toprak kokusu, gergin bir gürültü yayan insan kalabalığını durultup sakinleştiren etkisi. Sadece yağmur yüzünden çok mutlu uyandım bu sabah. Bugünün benim günüm olacağını bilip gülümseyerek uyandım ve yağmur serinliğinin iyileştirici kollarına bıraktım kendimi. Oysa “üfff lanet olsun, yağmur yağıyor” diye de kalkabilirdim. Saçım bozulacak diye kaygılanabilirdim örneğin. Kalkmadım. Kaygılanmadım. Saçım zaten bozuk. Dün kestim saçlarımı kat kat. Biraz önce aynada gördüm ki yamuk kesmişim. Katların her biri ayrı telden çalıyor. Ama bu beni daha fazla gülümsetti sadece. Saçımı keserken bir kuaför görse çıldırırdı diye düşünüp kikirdemekten kendimi alamadım. Muhtemelen güzellik sektörü çalışanları bana bakınca bedenimin her santiminde para görüyordur. Boyanacak beyaz tutamlar, botokslanacak alanlar, alınacak gıdı, makyajlanacak bir yüz, kadınlaştırılacak tırnaklar ve daha bilmediğim kim bilir neler. Sektörün mutsuzlaştırdığı kadınlarımız da görüyordur bu -çirkinlikleri-. Ben ise yağmur sularıyla yeşeren kadınlığım, havadaki kokularla gelen dinginliğim, yamuk saçlarım, üstümden düşen bluzum ve onunla uyumsuz pantolonumla kendimi çok güzel hissediyorum.

Rastgele sarf edilmiş sözcüklerde bile üzüntü arar, satır aralarını zorlarız. Bedenimizin ne kadar sağlıklı olduğuna sevinmeyi bilemeyiz bir türlü de, duyduğumuz her lafta içerleyecek bir yan bulabiliriz: “Sen bana şişman mı demek istedin?” Gereksiz üzüntülerde boğuluruz tüm gün ve her gün. Boyum kısa. Saçımın rengi istediğim gibi olmadı. Bu tulumla bu ayakkabı gitti mi? Burnumu mu kaldırtsam? Brezilya poposu mu yaptırsam? Mukaddes Hanım bana ters mi baktı? Niye koca bulamıyorum? Eyvah, beyazım çıkmış!

Bir bacağınızın olmadığını düşünün. Yukarıdakilerden hangisini önemserdiniz? Engelli vatandaşlarımız güzellik salonlarıyla çok da ilgilenmezler. Hatta onlar ‘engelli’ mi yoksa ‘sakat’ mı dediğinizle bile pek ilgilenmezler. Üzüntüyü kelimelerde aramayacak kadar gerçek bir dünyada yaşarlar. Keşke bizim de gerçekleri görmek için büyük bir sorun yaşamamız gerekmese. Hayatın güzel yanlarını görebilsek artık. Hepimiz biliriz ki en önemli şey sağlık. Beynimizi dünyanın en gereksiz konularıyla doldurarak sağlığımızı bozmaya çalışmaksa en büyük şımarıklık.

Hayatınızı zehir edecek kadar büyük, düşünmekten kendinizi alamadığınız bir sorun varsa ondan kurtulmak için kolları sıvayın tabii. Yaşadığınız şehir sizi boğuyorsa daha mutlu olacağınız bir diğerine gidin (ama boğulduğunuz konuları da yanınızda taşımayın). Yaşadığınız koca özgüveninizin zedelenmesine neden oluyorsa kocadan sıyrılın (ama sonra her gün kocasızlığınıza yanmayın). Çocuğun notları bir türlü düzelmiyorsa, çok isteyerek dünyaya getirdiğiniz bu yaşam kaynağının sorunlarını bulun. Gurur meselesi yapıp çocuğu her gün aşağılamayın. Mutlu olabilmek için dünyaya getirdiğiniz çocuğu da kendinizi de mutsuzluğa atmayın.

Kendinize küçücük sorunlar yaratıp arkasına sığınmayın. Hayatınızı masaya yatırın ama önce mutluluklarınızı sıralayın. İlk ben başlayayım: Bugün çok mutluyum çünkü;

Tatlı bir esintiyle uyandım;
Vücudumun hiçbir yeri ağrımıyor;
Beyaz peynir, zeytin ve çayın güzel olduğu ve ekmek yenen bir ülkede yaşıyorum;
Evde ekmek var;
Sevdiğim adamla konuştum; Annemle konuştum;
Antalya’ya taşındığıma bugün de sevindim;
Çeşmeden su akıyor;
Dünya henüz çok güzel;
Dünyayı güzel gören gözlerim, içimi kımıl kımıl yapan hislerim ve hepsini anlatabilecek kelimelerim var;
Sizler varsınız.

 

*********************************************

Mutluluk Üzerine Yazılarımdan Bazıları:

Mutlu Olmanın 50 Nedeni

Mutlu Olmanın 50 Nedeni Daha

Mutluluğun 10 Şartı

Uzun Yaşamanın Şifresi Çözüldü

İki Saatiniz Var

Reklamlar