Etiketler

, , ,

Gitmeden önce ne olduğunu bir türlü anlayamadığım yer. Çoğu kaynak sadece bir bölümünü anlatıp gerisini açıkta bıraktığı için çözememiştim şehir mi, ada mı, otel mi, Budva’nın koyu mu, giriliyor mu, sadece uzaktan fotoğraf mı çekiliyor. Olay şuymuş: Sveti Stefan, Budva merkeze on kilometre uzakta bir koy yerleşimi ve adadan oluşuyor. Budva’da ana caddeden geçen minibüslere binerek 1,5 Euroya ulaşabiliyorsunuz.

Çok sevimli bir Orta Çağ yerleşimi sergileyen adasının fotoğraflarını çekebiliyorsunuz. Ama bu ada şu an sadece bir otelden oluştuğu için (Aman Sveti Stefan island-hotel) gecesine 3,000 Lira verip bir yer tutmadıysanız girmiyorsunuz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Adayı karşıya aldığınızda solda kalan plaj da otele aitmiş ve dışarıdan gelene 80 Euro civarıymış bir günlük şemsiye-şezlong kirası. Dolayısıyla, ya gerisin geri ana yola çıkıp otobüsle Budva’ya dönüyorsunuz, ya da sağ taraftaki plaj yanından yukarı doğru kıvrılan ağaçlı patikayı takip etmeye başlıyorsunuz (Park Miločer).

Bu yol sizi çok keyifli yollardan, plajlardan ve hatta yaya tünellerinden geçirerek Budva’ya kadar götürüyor, ki bence Sveti Stefan gezisinin en doyurucu yanıydı.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Park Miločer’den geçtikten sonra vardığınız alanlar zamanında Karadjordjevic Hanedanına aitmiş sadece (Karađorđevićlerden Sırbistan yazımda bahsetmiştim). O yüzden de Kralın Plajı, Kraliçenin Plajı gibi isimler verilmiş plajlar var (Milocerska & Kraljicina). Plajdaki Villa Miločer kraliçenin yazlığıymış.

Sonra güzel Rafailovići çıkıyor karşınıza. Belli ki yazın pahalı turist mekanları olan ama kışın balıkçıların toplaştığı şirin restoranlar.

Madonna ve Brad Pitt’in tercihi Splendid Otelinin bulunduğu ödüllü Bečići kumsalı da bu güzergahta yer alıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Derken tünel tabelasını görüyorsunuz ve Zavala Yarımadasını aşıp Budva merkeze varabilmek için denizden ayrılıp otellerin arkasına geçiyorsunuz.

Zavala’ya yerleşmiş the Dukley Gardens adındaki lüks yerleşkenin altında yer alan tüneli aşınca kentin ışıkları önünüze seriliyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Dukley Gardens bambaşka bir mimari anlayışla tasarlanmış akıllı evler ve özel plajlarından oluşuyor.

Süper manzaralı mekanların değerlendirilişi sebebiyle bu yolun kaç saat sürdüğünü söyleyemeyeceğim ama Tivat-Kotor kadar asla değil. Bisiklet kiralayarak güzel olabilir bu rota. Yazın giderseniz çantayı erzakla doldurup yoldaki plajları da değerlendiriniz, tabii iğne atacak yer bulabilirseniz…

Budva sahilinin 21 kilometre olduğu ve 17 plaj barındırdığı söyleniyor. Ayrıca bu yolda kilise ve manastırlar mevcut. Doğal güzelliklerin arasında çokça lüks otel inşaatı görmek de mümkün.

 

Yol videolarımızı izlemek için: Bavulum Hazır

 

Reklamlar