Etiketler

, ,

Başkente zaten ister istemez iniyorsunuz çünkü ucuz uçuşlar sadece oraya var ve Podgorica’dan da istediğiniz kente üç-beş Euroya, bilemedin yedi-sekiz Euroya ulaşabiliyorsunuz.

Birçok insanın burayı atlayıp diğer kentlere geçme önerisine rağmen benim başkenti de görülecekler listeme alma nedenimse Karadağ’ı daha iyi özümsemenize olanak sağlaması. Üniversite şehri ne de olsa. Özellikle insanlarıyla daha keyifli iletişim kurulabiliyor olması güzel.

Budva yaşayanlarının birçoğunda gördüğüm asabiyet ve turizmci Kotor’daki çakal zihniyetten sonra Podgorica’da rahat hissetmek oldukça güzel. Gezilesi yerleri açısından pek bir şey diyemeyeceğim çünkü Kotor-Podgorica arası yol yapım çalışması olduğu için dağın tepesinde fazla sıcacık ve minicik, eski bir araçta saatlerce mahsur kalarak şehre geç girebildik ve müzeye filan gidemedik.

 

Saat Kulesi tabii ki güzel. Saatinin görülmediği tarafta kentin yeni yüzü yer alıyor, saatin baktığı kısımdaysa Osmanlı mahallesi. Podgorica’da camiiler var ve ezan sesi duyuyorsunuz, ancak Budva ve Kotor ezansız kentlerden.

Toplamda 645.000 vatandaşı olan Karadağ nüfusunun neredeyse üçte biri Podgorica’da yaşıyor. Kent merkezine kayıtlı sadece 160.000 civarı yurttaşı olmasına rağmen çok geniş bir alana yayılınmış gibi görünüyor. Özellikle kente girdikten sonra bir türlü terminale varamamak sıkıcı.

Bu başkent de iki nehrin birleştiği bir alana kurulu ancak Belgrad’daki gibi gür ırmakların kucaklaşmasını görmeyi beklemeyin (yani şehir merkezinde beklemeyin, yoksa Karadağ milli parkları güzellikleriyle ünlü).

Morača nehrinin iki yakasını birleştiren beş köprü var, ancak nehrin küçüklüğü de, kentin sembolü sayılan Milenyum Köprüsü’nin ihtişamsızlığı da beni oldukça şaşırttı.

Araç trafiğine kapalı şehir merkezinde dolaşmak, kalabalık mekanlarına karışmak, barlarında takılmak ve ucuz yiyecek bulabilmek güzel. Bir de bisiklet yollarına otoban muamelesi yapan yayaların ılış-tıkış yürüse de bisiklet yoluna çıkmaması takdir edilesi. Tabii bisikletliler de gelip kulağınızın dibinde zil çalmıyor.

Başkent olduğu için her konuda daha çok seçenek sunuyor Podgorica. Ama tabii yoldan sizi arabasına atmaya çalışan çakma taksiciler gibi büyük şehir entrikaları da oluyor. Sonuç olarak dünyanın neresine giderseniz gidin, kentlerin yüklendiği göreve göre takındığı karakter benzer oluyor.

Son bir not: Başkentin ismi ‘Podgoritsa’ diye okunuyor.

Reklamlar