Etiketler

,

Bugün öğretmenler günü şerefine ‘Öğrenince Mutluyum’ yazılarımdan derleme yapmak istiyorum.

 

BİZDEN

– Türkiye’nin en zengini Murat Ülker, Bedri Baykam’ın bir sergisinde yer alan boş çerçevelerden bir tanesini 125 bin dolara satın almış.

– Ondört yaşındayken anne-babasını trafik kazasında kaybeden ve okulu bırakan Semih Saygıner bilardoya bu dönemde başlamış.

Vehbi Koç, hayatı boyunca sadece yabancı dil bilmemekten pişmanlık duymuş.

Şafak Pavey, Zürih’te sanat ve film eğitimi aldığı sırada geçirdiği tren kazası nedeniyle engelli dünyasıyla tanışmış.

– Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç, onüç yaşındayken, aldıkları ayakkabının fiyatını akrabalarına söylediği için annesinden dayak yemiş.

– Köy Enstitülerinin kapanma nedenlerinden biri olan köy ağası Kinyas Kartal, Rus ordusunda subaylık yapmış.

Mondros Ateşkes Antlaşması Ege Denizinde imzalanmış: Limni (Limnos) Yunan Adasında bulunan Mondros Limanındaki bir savaş gemisinin içinde.

 

DÜNYADAN

– Letonya’da (Latvia) yer alan Karosta Hapishanesi geçmişin acılarına ev sahipliği yapmış gerçek bir hapishane binası olsa da yıllardır bir butik otel olarak hizmet vermekte. Parmaklıklar ardında bir gece geçirip, Sovyetler dönemi yemeği yiyip, odanızın pis tuvaletini kullanıp, yerde uyuyabilirsiniz. Ancak otele girerken verdikleri sözleşmeyi imzalamazsanız almıyorlar çünkü kötü muamele ve hakareti kabul ettiğinizden emin olmaları gerekiyor. Komünist rejim döneminin korkulu rüyası olan bina, günümüzde TripAdvisor mükemmellik sertifikasına sahip bir otel.

Hindistan’da tuvalet problemi var. Evleri tuvaletlendirme ve halkı kapalı yerlerde hacetini gidermeye teşvik etme üzerine nice çalışmalar yapılmış. Örneğin, evinde tuvaleti olmayan erkeğe kız verilmesin diye bir kampanya yapılmış. Umumi tuvalet kullanan çocuklara para verilerek özendirilmiş. Ancak mevcut tuvaletler de öyle pis ki, saatlerce tuvaletini tutmak zorunda kalan ya da açık havada tuvalete çıkıp taciz edilen birçok kız öğrenci okula gitmiyormuş.

– Yüz yıl önce Meksika, İspanya ve ABD’nin bazı kesimlerindeki fabrikalarda ‘lector’ (okuyan kişi) adı verilen bir meslek varmış. Lektörler işçilerden biraz daha yüksek bir yerde oturarak onlara gazete ve kitap okurmuş.

– İskandinav ülkelerinin hepsinin bayrağında yatay haç şekli var ama renkler farklı. 

– Kare ya da dikdörtgen şeklinde olmayan tek ülke bayrağı Nepal’e ait.

İspanya’nın Afrika’da da toprağı var.

 

SANAT

– “Gel, ne olursan ol yine gel” diye başlayan şiir Mevlana’ya ait değil.

– Cahit Sıtkı’nın Otuz Beş Yaş şiiri otuz beş dizeden oluşuyor.

– Machiavelli’nin, Medici sülalesinden Muhteşem Lorenzo’ya adadığı “Prens” adlı eseri, yazarın ölümünden beş yıl sonra ilk kez kitap olarak yayınlanmış.

– Shakespeare’in Othello’su geçmiş yılların Türkiyesinde, ‘Arabın İntikamı’ ismiyle de sahne almış.

İnce Memed romanını Rusçaya Nazım Hikmet çevirmiş, Fransızcaya Güzin Dino, İngilizceye çevirenlerden biri de Thilda Kemal imiş.

– Nazım Hikmet’in dayısının kızı ve aynı zamanda dördüncü hayat arkadaşı, oğlunun da anası olan Münevver Andaç, mükemmel Fransızcasıyla başarılı bir çevirmenmiş. Nazım’ın, Yaşar Kemal’in ve Orhan Pamuk’un eserlerinin Fransızlar tarafından okunmasını da sağlamış olan son derece kültürlü bir üniversite hocası imiş.

– 1975’te yayınlanmış “Arkadaşım Orhan Kemal” adlı kitap Orhan Kemal’in Fikret Otyam’a yolladığı mektuplardan oluşuyormuş. Evlerinde yangın çıktığında Otyam’ın ilk kurtardığı eşyaymış bu mektuplar.

– Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı eserinde resimlediği sahnede görülen mekan Bursa Yeşil Cami’nin üst kat odası imiş. Tablonun orijinali İstanbul Pera Müzesindedir.

 

HAYVANLAR

– “Yuvayı yapan dişi kuştur” sözü her zaman geçerli değil. Serçelerde yuva yapımını eş arayan erkek kuş başlatırmış. Çer çöp toplayıp inşaata girişir ve villasını beğenecek hatunu beklemeye koyulurmuş.

Kemancı yengeç olarak bilinen hayvanın erkeğinin bir kıskacı orantısız bir şekilde büyük oluyor. 

– Bir filin aşırı ısınmamasının sebebi kulaklarıymış. Çarşaf kadar olan kulağını salladığında kan sıcaklığını beş derece düşürebiliyormuş.

– Çizgifilmden de bildiğimiz, uçmaktan hoşlanmayan ama çok hızlı koşan ‘roadrunner’ adlı kuş türü, çıngıraklı yılan avlayabilen birkaç hayvandan birisiymiş.

– Tıbbi tedavide kullanılan sülüklerin nesli tükenme tehlikesi altındaymış.

 

YEMEK

Salyangozların pişirilmeden önce uyandırılması gerekiyormuş. Adana kebap, erkek koyun-kuzudan yapılırmış. Bol sebzeli çorbaya adını veren Minestrone, İtalyancada çorba anlamına geliyormuş. ‘Pandispanya’ ise ‘İspanyol ekmeği’ demekmiş. Ayrıca rakılı çikolata varmış.

 

DİLLER

– Kaldırıldığından emin olduğum için yıllardır hiç kullanmadığım şapka işareti aslında hiçbir zaman kaldırılmamış.

– Varlığı kabul edilen ama pek kullanılmamış olan bazı noktalama imleri varmış. Örneğin, sorunun tümcenin sonunda değil ortasında olduğunu göstermek için virgülle yazılan soru işareti.

– Eski müezzinler ellerini kulaklarına götürerek ezan okuduğu için, birisi ezanın okunup okunmadığını sorduğunda eğer okunmasına çok az zaman kaldıysa “eli kulağında” diye yanıtlanırmış.

– Mevlana’nın ölüm gününde kutlanan Şeb-i Arus, ‘düğün gecesi’ anlamına geliyormuş. Sevgiliye yani rabbına kavuşma özlemiyle bir ömür geçiren Rumi için ölüm elbette ki bir kavuşma gecesi yani bir düğün gecesi idi.

– Wisconsin Üniversitesinde verilen dersler arasında ‘Elf Dili’ var, yani Yüzüklerin Efendisi kitap dünyasının dili.

– Nijerya’da yaşayan İbolar İbo dilini kullanıyor. Halkın adı ve dolayısıyla dili ‘İgbo’ aslında ama kendilerinin bunu söylerken çıkardığı sesi bizler beceremediğimizden İbo diyebiliyoruz.

– Almanca iki sözcük: ‘Weltschmerz’: Dünyanın gidişatına dair olması gerektiğini düşündüğünle, gerçekte olanın birbirini tutmaması karşısında düştüğün depresyon. ‘Schadenfreude‘: başkalarının başına gelen talihsizlikleri görünce duyduğun şeytani zevk.

Reklamlar