Etiketler

, , , ,

Yıllardır gerek konuşmalarımda gerekse yazılarımda okumanın önemine değinirim. Ancak okulların açıldığı bu Eylül ayında bu kez tam tersini söyleyesim var: Okumayın artık!

Kendi iyiliğiniz için okumayın. Mutlu ve huzurlu yaşamak için okumayın. Yalnız kalmamak için okumayın. Böceğe dönüşmeyin. Gidin kalabalıklara karışın, laflayın, dedikodu yapın, modayı takip edin, yatırım yapın. Üniversiteye gitmeyin zaten. Ünlü olun. Dizide oynayın, İstanbul bebekleri için bir şeyler satan bir site yapın, komik videolar çekin. Okumayın ki uyduruk bir kitap yazabilip meşhur olun.

Okumayın efendim. Okumak zararlıdır. Bana inanmıyorsanız dünya büyüklerinin sözlerine kulak verin:

  1. Dostoyevski’nin çok okumuş karakterleri hep yanlış yollara sapar. Raskolnikov’un başına gelenler malumunuz.
  2. Cervantes’in okuduğu kitaplar yüzünden kafayı kırmış kahramanı Don Quijote’nin eğitim hakkındaki söylevi düşündürücüdür: “Eğitimli adamın çektiği sıkıntılar şöyle sıralanabilir: öncelikle, yoksuldur ……. Yoksulluk onu her bakımdan ezer; kimi zaman açlıkla, kimi zaman soğukla, kimi zaman çıplaklıkla, kimi zaman da topuyla birden savaşır zavallı. ……….. Okuyan insanlar işte böyle zaman zaman kıvrılan, zaman zaman doğrulan, kimi yerde inen, kimi yerde çıkan bu çetin ve belalı yoldan amaçlarına ulaşırlar.”
  3. Russell ise okumuş insanların sıkıntılarını farklı boyutlarda ele alır: “Çok bilenin çok derdi olur ve bilgisini artıranın üzüntüsü de artar.” Okumuşlara getirdiği eleştirisinde de aslında gizli de olsa bir sıkıntı sezilir: “Bir kısım aydınlar bütün öğrenimlerini kitaplardan edinmiş olduklarından, bugünkü dünya hakkında hiçbir bilgileri yoktur.”
  4. Amin Maalouf’un ünlü ‘Tanios Kayası’nda okuma aşkıyla yanıp tutuşan Tanios’a babasının yanıtı da mı tesadüf: “Çok fazla okursan, aile arasında yaşamaya katlanamazsın.” Tabii burada aile olarak tüm köy kastediliyor ki bilinç düzeyi arttıkça, zor tutulan yüzde elliyle aynı köyde yaşamak gerçekten katlanılamaz bir hal alıyor.
  5. Wilhelm Reich uygar yani eğitim düzeyi yüksek toplumlarda kişilerin cinsel yönden özgür olamadığını, isteklerini bastırarak hep stres altında olduğunu düşünür, danışanlarını ve okuyucularını uyarırdı.
  6. Bob Marley eğitim görmemiş olmasından oldukça memnun olanlardan: “Eğitim görmüş olsaydım lanet olası bir aptal olurdum.”
  7. Vehbi Koç orta sondayken okulu bırakmasaydı belki bugün Koç diye bir marka olmayacak ve yedi sülalesini refah içinde yaşatacak bir varlıktan bahsedilmeyecekti. Şu an kaliteli eğitimin ülkemizde yerini bulmasını desteklemek adına birçok başarılı projeye imza atan bu holdingi kuran adam daha küçük yaşta olayın özünü kavramış: “Katolikler, Ermeniler, Museviler büyük para kazanırlardı ve en güzel yerlerde yaşarlardı. Biz onlara hayran hayran bakardık. Hep ihracatla onlar meşgul olurlardı. ………. Aklınıza ne gelirse hepsi onların elindeydi. ………. Öyle bir imreniyordum ki Allah’ım bana da bunlardan birisini ver deyip çalışmaya karar verdim. Onları gördükçe ben boyuna sinirlenirdim, ben de bunlar gibi olacağım derdim ve ondan sonra okumamaya karar verdim, onlar gibi olmak için, işe atılmak için.”
  8. Ünlü bir İngiliz dizesi der ki “ignorance is bliss” yani cehalet mutluluktur.
  9. Tenzile Abla der ki “Edebiyatla, felsefeyle uğraşan adamın ..ki ..şağına denk demektir. Yoksa bir işe girip çalışır, para kazanırdı.” Zengin iş adamları listesine yerleşmeye aday bir oğlu var Tenzile ablamın.

İş dünyası ve dünya yazını ‘okumamış başarılılar’ ve ‘okumuş ezikler’ ile doludur. Okumak, fazla düşünceli yapar. Shakespeare’in de dediği gibi aşırı düşünce eyleme geçmeyi engeller. Üzüntü, bulantı, kusma ve kaşıntıya neden olur. Okumuş adamın eğitime harcadığı yıllar hayata geç başlamasının sebebidir. Okumamışlar o sırada çoktan deneyimli çalışanlar olmuştur. Okumamış adamdaki cesaret ve girişimci ruh gözlerden kaçmazken okumuş insandaki çekinik postür içler acısıdır. Sürekli riskleri hesaplar. Güvenceye tutkundur ve hep geride durur. Gerçek dünyayı göremez ama zaten başkalarını önemsemekten kendi hayatını yaşayamaz. Kendini koruyamaz. Rahatlayabilmek için meditasyon ve benzeri yöntemleri de öğrenir. Özgüvenini sıklıkla yitirir. Parası yetmez. Bütün yıl maaşını biriktirip okumamış adamın pansiyonunda harcar. Eylülde hayata sıfırdan başlar.

Üzüldünüz mü? Şimdi sakin olun ve yavaşça o kitabı yere bırakın.

Reklamlar