Sevilmek istiyordu. Çırpınan bir başka canın en kıymetlisi olmak. Yılların yorgunluğuyla yaşlanmış yaralı yüreğini bir kadının güçlü ellerine bırakmak. Anaç dokunuşların unutulmuş saçlarında gezişini dinlemek. Yaşam yaralarına değen narin parmakların gücüyle dirilmek. Doyamadığı anne sütünü kadın bedeninin kokusunda aramak. Can suyunda yıkanmak. Maskesiz yüzünü kadınının saçları arasına saklayıp geç kalan mutluluğu kucaklamak. Yarın yine devam etmesi gereken savaşını unutmak. Çoktan adam olmak zorunda kalmış yarım kalan çocukluğuyla buluşmak. Erkeklik gururundan sıyrılıp hıçkırıklar arasında yeniden doğmak. Anne-kadının coşkun sesinde sahipsiz adının yankılandığını duymak. Nasır tutmuş hislerinin hünerli ellerle yumuşatılmasını istiyordu.

Sevmek istiyordu. Çırpınan bir cana yıllardır beklediği kıymeti vermek. Sahiplenildiğine kızar mı korkusu duymadan “kadınım” diyebilmek. Babasının yerini asla dolduramayacağını bile bile anne-kadının babası olmak. Gözlerinden girdiği dünyasında en savunmasız haline ermek. Yürek dolusu sevmek. Kadınının minicik elleri kadar kocaman sevmek. Yorgun omuzlarına attığı sevdanın ağırlığıyla güçlenmek. Anne-kadını tekrar yitirme korkusunca özenli, parmak uçlarıyla kucaklamak. “Benim” diyebildiği ruhun bedenine kol kanat germek. Onu incitecek bakışlardan korumak. Duygularını anlatmaya kelimeler yetmiyor diye canı sıkılmak. Yaralı bir kuşun kanadı olmak. Kırılgan güzeli inciten anıların acılarını içine çekmek. Bir başka bedende eriyip yiterken çoğalmak. Kadını için bir şeyler yapabilmenin gururunu yaşamak. Onsuz yapamayacak bir kalp olduğunu bilmenin gönenciyle yalnızlığından kurtulmak. Gönlünü mühürleyen dudaklardan dökülen “erkeğim” sesiyle kıvanmak. Sevdiği ondan yardım dilesin istiyordu.

 

Reklamlar