Etiketler

, , ,

Değeri bilinmeyen her varlığa armağan edilmiş bir gün vardır ve yılda bir kutlanarak o varlığın kıymetinin anımsanması ümit edilir. Bu bağlamda düşününce Kütüphane Haftasının yedi gün boyunca kutlanması çok ironik gelse de mutlu ediyor. Büyük kentlerde üniversite öğrencilerinin çalışmak için kullanması dışında yıl boyu doğru düzgün ziyaretçi görmeyen kütüphaneler bir haftacık olsun bayram ediyor.

 

Dışarıdan bakıldığında genellikle kütüphanelerimizin o kadar soğuk bir görüntüsü vardır ki sadece görevlilerin girip çıkabileceği resmi kurumlarla karıştırılır. Hep önünden geçilen ama ne olduğu bilinmeyen bir devlet binası. İçeri girmeye kalkarsanız tozlanmış bir görevli heyula gibi karşınıza dikilip “nereyeee?” diye tersleyecekmiş gibi gelir. O yüzden genelde ilk ziyaretler ‘bir bilen’in elinizden tutup sizi götürmesiyle gerçekleşir.

 

Davetkar bir görüntüleri olsa daha iyi olurdu tabii ama en azından Kütüphaneler Haftası boyunca etkinlikler düzenleyerek okuyucu çekmeye çalışmaları da yeterince sevindirici bir çaba. Çünkü okumanın yadsınamaz değerini kavrayan yetersiz sayıdaki birey o kadar sıkılmış durumda ki sürekli ne yapılabileceğini düşünmekten bireysel kampanyalar düzenlemeye başladılar. İstanbul’da bir bey arabasına şu yazıyı yapıştırarak telefon numarasını vermiş: “Mutlu yarınlar için herkes kitap okusun. Kitap okumak isteyen herkese ödünç kitap verebilirim.” Yakın zamanda bakkalını kütüphaneye dönüştüren Hataylı Abdülkadir Amcanın haberini okuduk. Tanıdığım bir öğretmen dostum da binlerce kitaptan oluşan kendi kitaplığını mahalledeki gençlerin kullanımına sunuyor. Sadece ülkemizde değil yurt dışında da okuyanlar okumayanlara bu değerli alışkanlığı kazandırabilmek için çırpınıyor. Amerika’da bir berber saçı kesilirken kendisine sesli bir şekilde kitap okuyan çocuklardan traş parası almıyor. Belediyeler de işe dahil olunca daha güzel oluyor tabii. Romanya’nın bir şehrinde otobüste kitap okuyan vatandaşlar ulaşımdan ücretsiz yararlanıyor. Sao Paulo (Brezilya) metro istasyonlarında geçiş kartları kitaplara yerleştirilmiş ve yolculara bilet değil bu kitaplar dağıtılıyor.

 

Datça’da Şehit Ersoy Yorulmaz Lisesi Kütüphanecilik Kulübü öğrencileri ve öğretmeni de geçen yıl bir proje geliştirerek Datça duraklarına kitaplık koyulmasını sağlamışlardı. Kulübün önerisiyle ve Belediyenin desteğiyle yürütülen Duraklarda Kütüphane Projesi kapsamında ana caddedeki karşılıklı iki otobüs durağına kitap getirmeleri için halka da çağrı yapıldı. Çoğu ansiklopediden oluşuyor olsa da duraklarda kitap görmek sevindiriciydi ancak bir süre sonra gittiğimde hiç kitap kalmadığını görmek de bir o kadar üzücüydü. Son gidişimde yine kitap koyulduğunu görüp tekrar sevindim. Şu an durum nedir bilemiyorum ancak kamuya armağan edilmiş eşyaya nasıl el uzatılabildiğini de anlamıyorum. Böyle güzel bir girişime imza atmış gençlerin hevesinin kırılması olasılığını ise düşünmek bile istemiyorum.

 

Sadece bu lisemizde değil başka okullarda da yapılıyor bu tür etkinlikler. Örneğin özel bir okul her yıl Kütüphaneler Haftasında geleneksel ‘Kütüphanede Bir Gece’ etkinliğini gerçekleştirerek öğrencilere geceyi okul kütüphanesinde geçirme olanağı sunuyor. Konuk yazarlarla vakit geçirmek ve uyku tulumunda yatıp kitap okumak gibi etkinliklerin yanı sıra oyun oynama ve film izleme gibi aktivitelere de yer veriyorlar.

Hafta boyunca bolca panel ve söyleşi dışında ‘Okumaya Pedallıyoruz’ gibi renkli etkinlikler de yapılarak farkındalık oluşturmaya çalışılıyor. Efes Spor Kulübü bu hafta bilet satmadı ama basketbol maçına kitapla gelenleri salona aldı. Topladığı kitapları da tabii ki gereksinim duyan okullara iletiyor. Bu yıl beşinci kez düzenlenen ‘Kitap Okuyoruz’ etkinliğiyle 30 Martta öğlen yarım saat 81 ilde aynı anda kitap okundu. Bazı kütüphaneler bu hafta boyunca gece saat ona kadar açık kalıyor. Günde ortalama sekiz saat okuyan simitçi bayan gibi sıra dışı halk kütüphanesi kullanıcıları belirlenerek ödül veriliyor ve yurttaşımız kütüphane kullanımı konusunda yüreklendiriliyor.

Peki siz bu hafta 52. kez kutlanan yani birçoğunuzun ömrü boyunca var olmuş olan Kütüphane Haftasının varlığını hiç fark ettiniz mi? Yaşadığınız yerde kullanabileceğiniz bir kütüphane olup olmadığının farkında mısınız? Hiç kapısından içeri girdiniz mi? Yalnız bırakılmış kitaplarına dokundunuz mu?

 

Minik yüreklerin yürüttüğü projelerle ihtiyaç sahibi okullara kurulan mütevazı kütüphanelerin yanı sıra parasını çarçur etmek istemeyen özel okul sahiplerinin kütüphanesiz okullarının çelişkili dünyasından sizlere sesleniyorum: İşsiz kütüphanecilerle dolu ülkemizin kütüphaneci çalıştırmayan kütüphaneleri sizleri bekliyor.

 

 

Reklamlar