Etiketler

,

Geçen Nisan ayında okuldan ayrılmam kesinleşince, yıllar sonra elime geçecek ‘zaman’ lüksüyle şımarıp “Boş Zamanlarımda Yapacaklarım” başlıklı bir liste hazırlamıştım. Listede yer alan maddelerden birisi de her gün yeni bir şey öğrenme zorunluluğuydu ve yaptığımdan emin olduğum belki de tek madde bu. Ancak bu keyfin daha da gurur duyduğum yanı öğrendiklerimi öğretmek oluyor. 17 Nisan’da başlattığım ogrenincemutluyum.wordpress.com adlı blogumdan paylaştığım hap şeklindeki yazıları takip eden grubum sekiz aydır her gün yeni bir bilgi ediniyor.

Yaşananlar sebebiyle bu yıl başında bir ‘kararlar listesi’ yapmak içimden gelmedi. Onun yerine, bu sene öğrendiklerimden 15 tanesini hatırlamak istedim. Paylaşabileceklerim arasından tabii 🙂

 

  1. Avustralya’da yaşayan ‘lir kuşu’ adında kuş olduğunu öğrendim. Yaşam alanını paylaştığı 20 kadar kuş türünün şarkısını taklit ederek kuş cennetinin ortasındaymışsınız hissi veren bu kuşun asıl mucizevi yanı duyduğu matkap, deklanşör, cep telefonu, araba alarmı gibi sesleri de oldukça doğru bir şekilde taklit edebilmesi.

 

  1. Pringles cipsi paketlemesini tasarlayıp patentini alan Amerikalı Baur ölünce küllerinin bir Pringles kutusuna koyularak gömüldüğünü öğrendim.

 

  1. Para kazanmak için yapılan ilginç işler öğrendim. Örneğin, çeşitli şeyler koklayarak para kazananlar, ama bu koklanan şey bir gün pizza iken ertesi gün onlarca insanın kol altı olabiliyor. Ya da prezervatif veya köpek maması deneyerek para kazanabiliyorsunuz. Müşterilerine sadece sarılarak para kazananlar bile var.

 

  1. Arnavutluk Komünist Parti Lideri olan ve kırk yıl kadar ülkesini yöneten Enver Hoca’nın Arnavutluk’u resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline getirdiğini öğrendim.

 

  1. Sebzelerden yaptıkları müzik aletleriyle konserler vererek dünyayı gezen grup olduğunu öğrendim. Bu grup en taze sebzeleri kullanarak enstrümanlarını hazırlıyor, konserde kullandıktan sonra da bu müzik aletlerinden çorba yapıp dinleyicilerine ikram ediyor.

 

  1. Dil çıkarmanın İtalya’da hakaret sayıldığı gerekçesiyle ‘yasa dışı’ olduğunu öğrendim. Tartıştığınız kişiye dil çıkarırsanız kışkırtmış kabul edilerek tazminata mahkum edilebilirmişsiniz. Tibet’te ise selamlaşmak için ve bir saygı göstergesi olarak dil çıkarılırmış. Belki ‘Tibet’te Yedi Yıl’ filminde görmüşsünüzdür.

 

  1. Mısır’ın Son Firavunu Kleopatra’nın Yunan kökenli olduğunu öğrendim. Yönetime geldiklerinde Kleopatra 18, tahtı paylaştığı erkek kardeşi ise 10 yaşındaymış. Tahtı kaptırmamak ve soyu Mısırlılarla karıştırmamak için ilk evliliğini bu kardeşiyle yapmış.

 

  1. Palyaçolardan korkan insanlar olduğunu, hatta bu durumun tıpta bir adı bile olduğunu öğrendim (coulrophobia). Bazen bu kadar çok palyaçoluğa soyunan insan olması ürkütüyor beni de ama o farklı tabii.

 

  1. Emanuelle filminin Türkiye’de gösterimini Cemal Süreya’ya borçlu olduğumuzu öğrendim. Film ülkemize ilk geldiğinde erotik sahneler içermesi sebebiyle yasaklanmış. Bu kararın ardından Danıştaya baş vurulmuş. Danıştayın bilirkişi olarak atadığı Cemal Süreya da filmi sakıncalı bulmadığını ifade eden raporunu sununca yasak kaldırılmış ve Türk halkı Emmanuelle serisiyle tanışabilmiş.

 

  1. Ahmet Kaya’nın “o mahur beste çalar, müjganla ben ağlaşırız” nakaratlı parçasındaki ‘müjgan’ sözcüğünün bir kadından bahsetmediğini öğrendim. Atilla İlhan’ın, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ardından yazdığı şiirinden bestelenen parçada bahsi geçen ‘müjgan’ Farsça kökenli bir sözcükmüş ve ‘kirpikler’ anlamına geliyormuş.

 

  1. Almanca’da ‘Torschlusspanik’ (Kapanan Kapı Korkusu) diye bir sözcük olduğunu ve anlamının, insanın yaşı ilerledikçe karşısına çıkan olanakların azalması konusunda duyduğu korku olduğunu öğrendim. Yani, yapmak istediğimiz çok şey varken az zamanımız kaldığı hissine ve rahatsızlığına kapılma durumumuzun adı.

 

  1. Koprolali (coprolalia) adıyla bilinen nöropsikiyatrik bir bozukluk türü olduğunu öğrendim. Bu durumdaki hastalar istemsiz bir şekilde müstehcen ve uygunsuz konuşuyorlarmış. Yani hiç istemedikleri halde küfür ediyorlar ve bunu engelleyemiyorlar. Bu sırada toplum içindeyseler doğal olarak çok fazla utanıyorlarmış.

  1. Dünya nüfusunun sadece %10’unun Güney Yarımkürede yaşadığını geri kalan herkesin kuzeyde yaşadığını öğrendim.

 

  1. Beyaz tüylü kedilerin birçoğunun sağır olduğunu öğrendim. Bu sıkıntılı durum özellikle mavi gözlü olanlarında görülüyormuş ve iki gözü de mavi olanların sağır olma olasılığı daha fazlaymış.

 

  1. Gülme yogası diye bir şey olduğunu öğrendim.

 

Reklamlar