Etiketler

,

Bir tekne süzülüyor limandan. Bağlarından kurtulduğu açıklıkta yelkenlerini salıveriyor. İsyankar Datça rüzgarıyla coşan yelkenler özgürlüğünce güzelleşiyor.

Bakakalıyorum rüzgara teslim güzelliğin ardından. Bilinmeze giden gemileri hüzünle seyre dalan rüzgar gülleri gibi çırpınıyorum. Rüzgarla savrulup yol alma sevdasında yanıyorum.

Cilveli Datça rüzgarı saçlarımla oynaşırken kendimi zevklerin kucağına bırakıyorum. Kavrulan yüreğimle yanık bedenim hoyrat esintide can buluyor. Rüzgarla dans eden saçlarım vücudumu kucaklıyor. Ensemi yalayıp geçen meltem sevdiğimin yanağını okşadığınca ruhuma dokunuyor.

Az önce yelken açıp hırçın Datça rüzgarını ardına koyan heybetli güzel düşüyor aklıma. Açıklarda süzüldüğünü düşlüyorum. Dört tarafı deniz… Alabildiğine mavi… Alabildiğine rüzgar… Gereksizce yaratılmış tüm sınırların yok olduğu bir dünyada beni görebilecek tek canlı balıklar. Düşlerin baş döndürücü kokusu burnumda. Uçsuz bucaksız okyanuslarca hayal ediyorum. Beni öpücüklere boğan rüzgarı çok seviyorum.

Rüzgarsız denizin ortasında suya düşüyor hayallerim. Nasıl hasretse yelkenler rüzgara öyle hasretim düşlerime, öyle sevdalıyım gitmelere. Poseidon’a yalvarıyor kalbim: Yüceler Yücesi, ver rüzgarımı, doldur yelkenlerimi, coştur düşlerimi, çöz iplerimi.

Reklamlar