– Ay Gizeeem… Evde kaldım valla. Yaşım oldu 40! Hala… Kız, önüme ilk çıkanla evleneceğim neredeyse.

– İyi de Semra Abla… kızmazsan bir şey soracağım. Çok merak ettim, sormazsam çatlayacağım. Bütün mahalle düğün gününde evlenmekten vazgeçişini konuşuyor. Neden evlenmedin Murat Abiyle?

– Kız, burcunu saklamış benden nankör!

– Senden bir şey saklamış diye mi kızdın yani?

– Yok be! Akrep burcuymuş ya Murat. Evlenilir mi hiç akreple? O kadar da zor durumda değilim hani yani… Kafayı mı yedim ben akrebi eve sokup kendimi zorla sokturacağım? Önceden bilsem düğün günü diye bir şey olmazdı zaten.

– Bu kadar mı kötü akrepler?

– Tabii kızım, bak, sakın… Yaz aklının bir köşesine. İlgilendiğin adama mutlaka bir burcunu sor önce. Akrepse ııh.

– Yok ablacım, Selman boğa burcu.

– Boğa mı? Hemen bırak Gizeeem. Hımbıl olur boğalar güzelim bak. Söylemedi deme. Burçlara pek takılmamalı tabii ama… Boğayı da bir santim kımıldatamazsın oturduğu yerden. Ölmeden mezara mı gireceksin kızım? Bir yere götürmez seni.

– Evde zaman geçirmeyi seven burç yengeç değil miydi abla?

– Tabii ya, uyuz yengeç de sümük gibi yapışır kalır öyle.

– E ne iyi o zaman, koç mu?

– Deli misin Gizem? Mehmet koçtu işte. Adamın hırs küpü oluşu bir yana, o da eve girmezdi. Enerji içeceğine mi bağlıyordu kendini bilemedim gitti. Bir de gözler fıldır fıldır, hep dışarıda! Nasıl güvenip de evlenirsin? Bak, koç, … yay, … kova… bunlar hep özgürlük manyağı olur. Sakın. Bir başkasını kollarına alıverir daha ikinci günü.

– Ay Allah korusun. Selman yapmaz.

– Tabii. Güzellik düşkünü olur boğa ama aldatmak için de kıçını kaldırabilmek lazım.

– Sen Mustafa Abiyi niye istemedin? Zengin, yakışıklı, okumuş adamı teptin ya, mahalleli susmadı aylarca onu konuştu geçen yıl. Sen kimseyle konuşmadığın için bilemediler de sebebini. Herkes bir şey yakıştırdı. Neler neler… Ama ne güzel adamdı o Semra Abla?

– Güzel olsa ne yazar Gizem? İkizler burcuyla ömür mü geçer?

– Geçmez mi?

– Allah aşkına! Gerçi pek anlamam burçlardan, takılmam da ama, ikizler burcu da öyle bir şey ki arkadaş, evde iki adam varmış gibi! Biri kalk gidelim der öbürü bok yeme otur. Çift karakterli olur İkizler. Hem aldatır.

– Aldatmayan yok galiba Semra Abla.

– Aman erkek değil mi? Bak, en evine düşkünlerden biri oğlaktır, o bile aldatır.

– Oğlak iyiydi sanki?

– Yok! İş hırsı olur onun çok fena. Bir de bazen bir inadı tutar… amaaan… karardıkça kararır valla. Ağzını da bıçak açmaz… Çatla öl yani daha iyi.

– Aaaa, Murtaza Abi vardı bir de senin bir ara görüştüğün?

– Balık! İkide bir ağlar, küser. Sanırsın ki erkek olan o değil de benim. Bir de kararsız ki sorma gitsin.

– Hangi burç iyi ki abla? Başak nasıl? Abim başak.

– Iyyyy… Ti-tiiiz! Ta-kın-tı-lııııı! Fenalık geçirtir adama. Belli abinin başak olduğu. Yazık size.

– Haklısın abla ya… Valla takıldı mı takılıyor.

– Bilirim…

– Terazi?

– Tembelliği yetmezmiş gibi bir de dengesiz olur. Erkek terazinin çapkınlığı da cabası. Pek şeytmem burçları ama… bunu da herkes bilir. Bak mesela Tarkan terazi… Hep öyle dans etsin onlar…

– Aslan?

– Allah yazdıysa bozsun. En fenalardandır aslan. Kendini beğenmiş… Ukala… Nuh dedi mi peygamber demez! Bir de müsrif… Elinizde beş kuruş para kalmaz valla. Zevkine yer hepsini namussuz bencil.

– Ablacım yaa… Kızma ama sen böyle yaparsan elli yaşına da bekar girersin ama…

– Yok be Gizeeem… Önüme ilk çıkana varacak gibiyim be kızım, sorma… yalnızlık çok zor.

– Nasıl olacak o iş Semra Abla? Burç kalmadı ki! Uzaydan mı getirteceksin?

– Bak, bilirsin mahallede kimseyle konuşmam. İlk sana güvendim Gizem. Yakında evlenirim.

– Ayy, sağolasın ablam. Konuştuğun biri mi var?

– Bunu dediğimi kimseye söyleme ama Gizemcim, onüçüncü burcun çıktığını söylüyorlar. Heyecanla onu bekliyorum be güzelim… Bir açıklansın da tam olarak.. Gerçi onüç de uğursuz ama takılmam ben pek öyle şeylere. Eee, gelirsin artık düğünüme, oynarız karşılıklı. İnşallah!

Reklamlar