Etiketler

, , , ,

Ömrünüzün ne kadarını iş yerinde geçirdiğinizin farkında mısınız? Ortalama çalışma saatlerini baz alarak yapacağımız basit bir hesaplamayla günde sekiz-dokuz saati iş yerinde, en az iki saati işe hazırlanarak ve işe gidip-gelmek üzere yollarda, yedi saati uykuda geçirdiğimizi ve kalan beş-altı saatin alışveriş, yemek yapma-yeme-yedirme, temizle(n)me gibi zorunlu etkinlikleri de içeren bir zaman dilimi olduğunu aklımızda tutabilirsek işte geçirdiğimiz zamanın yakasına yapışırız. Öncelikle sevdiğimiz şeyleri yaparak para kazanmayı hedefimiz yapmalıyız. Ancak bir şekilde bunu yapmanız mümkün değilse ve bu işe devam etmek zorundaysanız da hayatınızın büyük bir kısmını söylenerek tüketmek yerine iş yerinizi çekilir hale getirin. Unutmayın ki taptığınız anneniz, yıllarca bekleyerek seçtiğiniz sevgiliniz, kokusunu özlediğiniz yavrunuzdan çok zaman ayırmak zorunda kaldığınız iş arkadaşlarınız da ömrünü sizinle geçirmeyi seçmemişti. Her gün surat asacağınıza hayatı hepiniz için çekilir hale getirmenin sorumluluğunu üstlenin ve ilk adımı atarak çalışma arkadaşlarınıza hayatınızı renklendirme konusunda fikir verin.

Yeni başlayanlar için ilk 15 fikir benden olsun. Keyifli çalışmalar!

  1. Sadece çalışanların görebileceği bir panonuz olsun. İş yeri duyuruları ve mesleki gelişimle hiç ilgisi olmayan şeyleri asma konusunda baştan anlaşacağınız panonuza ilk olarak toplu resminizi koyun. Bu panoya güzel resimler, değerli sözler asın, hafasonu için fikirler paylaşın. Öğrendiğiniz değerli bilgiyi birbirinizle paylaşın. Faydalı ya da keyifli bir web sayfası, tatilde gidilebilecek bir yer, tarih, sanat, tiyatrolarla ilgili bilgiler hepinizi geliştirir.
  1. Haftada ya da ayda bir sabah işe yarım saat önce gelip birlikte kahvaltı yapma rutini oluşturun. Kahvaltı malzemelerini panonuza asıp isim listesini her hafta bir aşağı kaydırarak kimin ne getireceği konusunu büyük bir problem haline gelmeden basitçe çözebilirsiniz.
  1. Çalışırken kimseyi rahatsız etmeyecek çok hafif bir müzik çalarak ruhunuzun gıdasını verin. Internette gün boyu caz dinleyebileceğiniz radyo kanalı siteleri var örneğin.
  1. Cuma akşamı iş yerinize yakın küçük bir bara -uğramayı- alışkanlık haline getirin. Öncesinde barın işletmecisiyle iş yerinize özel belli bir miktar indirim için anlaşabilirsiniz. İş çıkışı yarım saatinizi farklı bir ortamda geçirmek eve gitmeden rahatlamanızı sağlar. Yalnız, erken kalkanı da, gazoz içeni de, hiç gelmeyeni de yermeyin. İnsanlar elinden geldiği kadarını yaparak kendini rahat hisseder, zorunlu hissettirilerek değil.
  1. Mevsimi gelince çarşıda ucuza satılan çiçeklerden, bahçenizdeki ağaçtan fışkıran dutlardan, evinizde görmekten sıkıldığınız tablodan iş arkadaşlarınızın da yararlanmasını sağlayın. ‘Benim yerim mi, patron yapsın’ yaklaşımı yerine yaşam alanınızı güzelleştirdiğinizi düşünün.
  1. Çok bunaldığını fark ettiğiniz bir meslektaşınıza yardım edin. Kafanızı kendi işinize gömmek yerine arada dikkatinizi başka noktalara yöneltirseniz işinize döndüğünüzde daha verimli olabilirsiniz. Hem zor durumdaki bir arkadaşa yardım etmek konusunda diğerlerine örnek olmuş olursunuz.
  1. İsteseniz de istemeseniz de aynı işe mecbur kalarak eşit kılınmış, aynı ortamı paylaşan bir avuç insan olarak birbirine en yakın olanlarsınız. Diğerlerine sırtınızı dönmek yerine bir sıkıntıları olup olmadığını görmeye çalışın. Düğünü olan için herkes para topluyor da siz parasını çaldırmanın derin üzüntüsünü yaşayan arkadaş için gizlice para toplamanın önemini görün.
  1. Haftalık toplantılarınıza ‘dürüst paylaşım’ gündem maddesi koyun ya da bunu siz ayrı bir toplantı olarak düzenleyin ve bu madde tartışılırken söylenenlere asla kızılmayacağına dair ortak karar alın. Birinin fazla gürültülü konuşması ya da rahatsızlık veren bir koku gibi hayatınızı zindan edebilecek konuları kibarca burada dile getirin.
  1. Kendinize çay alırken yoğun bir arkadaşınıza da getirin, kahve yapıyorsanız diğerlerine de yapın. Öğlen bir kap dondurma alıp paylaştırın.
  1. Birlikte kitap kulübü, makale kulübü ya da sadece kızlar kulübü kurun. Her ayın belli bir günü mutlaka buluşun ve önceden kararlaştırdığınız için herkesin okumuş olduğu kitabı tartışın. Bir film izleyip üzerinde konuşun. Ya da öğrendiğiniz bir tarifi deneyin. Ya da herkesle konuşamayacağınız konuları seçip şaraba yatırın. İş konuşmayın, orada konuşulanları da asla işe taşımayın.
  1. Tatilde gittiğiniz yerden iş yerinize kart atın. Dönerken ufak-tefek hediyeler alıp herkesin masasına bırakın.
  1. Arkadaşlarınızın iyi olduğu konuların farkına varmaya çalışın. Büyük bir olasılıkla önemsedikleri için iyi yaptıkları bu alanlarda onları övmenizin kimseye zararı olmaz ama o kişilere değerli olduklarını hissettirir ofisinize enerji getirirsiniz.
  1. Anneler günü gibi önemsediğiniz kutlamaları toplu mesajlarla değil bireyselleştirilmiş ifadeler ve yollarla yapın. Doğum günlerini mecburen alınmış bir pasta yerine yaş günü çocuğuna özel bir şeylerle kutlayın.
  1. Özel günlerde ofisinizi süsleyin. Aslında ofisinizi hep süsleyin. Bitkiler, ayna, aile fotoğraflarınız, kitaplar, kokularla bezeyin her gün soluduğunuz duvarları. Dinlenme odanız varsa, yapboz bulmaca, bitki çayları, pofuduk minder gibi objelerle taçlandırın. Yoksa isteyin. Ne yapabileceğiniz üzerine mesai arkadaşlarınızla birlikte kafa yorup patrondan talep edin.
  1. Yabancı meslektaşlarımdan öğrendiğim ‘Secret Santa’ uygulaması normalde çalışanların isimlerinin kağıtlara yazılıp herkesin bir isim çekerek yılbaşı öncesi acı çekerek alınan bir hediyeden ibarettir. Ancak iş arkadaşlarım bu eğlenceyi öyle bir değiştirdi ki o yıl iş yerindeki yegane heyecanım haline geldi. Noel’e doğru başlanan bu heyecan verici oyunun başında yine isim çekiyorsunuz ve Secret Santa’sı (yani gizli Noel Babası) olduğunuz bu kişiyi hiç kimseye söylemiyor, o günden sonra o kişi için ufak tefek sürprizler yapmaya başlıyorsunuz. Masasına minicik bir çikolata koyma, haftasonu için bir tütsü ya da şehir etkinlik rehberi bırakma, gazeteden kesilmiş harflerle mesaj yazma, sileceğine bir çiçek iliştirme gibi yapabileceğiniz onlarca parasız sürpriz sadece o kişinin değil sizin hayatınıza da heyecan katacaktır. Siz flört ederken yakalanacakmış gibi kramplı bir heyecanla birisine sürpriz hazırlarken masanıza giden yola döşenmiş kağıttan kalpler inanın günü muhteşem geçirmenizi sağlıyor, işe gitmeye can atıyorsunuz.

Üzüm üzüme baka baka kararacağına göre her gün birlikte aynı odada yaşadığımız insanlara benzememiz kaçınılmaz. Gerekirse iş arkadaşlarınızı eğitin ki daha iyi bireylere benzeyin. Birbirinizin meleği olmak o kadar da zor değil. Sürprizlere bir yerinden başlamak yaratıcı zekamızı tetikleyeceği için eminim bu güzelliklerin arkası gelecek ve sizler daha iyilerini bulacaksınız. Yeter ki yapmak isteyin.

Reklamlar