Etiketler

Hayatın güzelliklerini kutsamak için fırsat kollamalı insan. Anlık mutlulukları elinin tersiyle iten katı düşünce yapısından arınıp gülücük cömerti olmalı ki karanlık yüreklere mutluluk yayılsın.

Geçen hafta, sınıfında ağaç süsleme etkinliği yaptırmak isteyen öğretmenime Zümre Başkanının tepkisi beni çok şaşırttı. Son derece aydın görüşlü yapısını bildiğimiz Zümre Başkanı ‘çocukları bizim kültürümüzde yeri olmayan bir şeye özendirmekle’ suçladığı öğretmenime kükredi ve asla kabul etmeyeceğini çok net ifade etti.

Tabii ki Noel kutlamıyorum. Yılbaşı çekilişi dayatmalarını ise çocukluğumdan beri sevmem çünkü hediyenin sevdiklerimize alındığını ve içten gelmesi gerektiğini düşünürüm. Ağaç süsleme geleneğinin eski Türklerle başladığı iddiasıyla da ilgilenmiyorum. Ama plastik bir ağaca ya da bahçede duran herhangi birine süsler takarak mutlu olacak minik elleri katı söylemlerle baltalayan huzursuzluk abidelerine son derece karşıyım. Geçen hafta ruhumun karardığı bir sabah okula girince beni güleryüzle karşılayan ışıl ışıl bir ağaç dünyamı bu denli aydınlatabildiyse o pır pır atan minicik yüreklere neler yapmaz ki. Yasaklamak yerine bu coşkuları öğrenme fırsatına dönüştürüp geleneği tam anlamalarına yardımcı olsak hem öğretmenlik görevimizi yapmış oluruz hem de sağlıklı ruhlar yeşermesine katkıda bulunmuş oluruz.

Bütün sene çok içen bir adamın Ramazan ayını bedenini dinlendirmek için kullanmasını da, paskalya yumurtası saklamayı aile içi eğlenceye dönüştürebilen adamı da kınamamalıyız. Fırsat yaratmak ve mutluluğa pay biçmek yerine yererek ve bilgiçlik taslayarak ahkam kesme kolayına kaçmamalı.

Amerikalı bir arkadaşımın şükran gününden beri sanal ortamda paylaştığı mesajlar yorgun yüreğime enerji veriyorsa ‘bizim kültürümüzde şükran günü yok’ deyip sırtımı dönemem. Her gün şükrettiği durumlardan birkaçını sıralayan bu arkadaşımın paylaşımları kalbimi ısıtıyor diye Hristiyanlaşacağımı sanmıyorum. Aksine, ondan aldığım güçle kendi yaşantımdaki güzellikleri fark ediyor ve kendi inancımla şükrediyorum. Yılbaşını kutluyoruz diye İsa’nın müridi olmuş bir tanıdığımız olmadığına göre plastik bir ağaç süsleyince de putperest olmayız herhalde.

Hıdrellez, Nevruz, Paskalya gibi bir çok geleneğin başlangıcını incelediğimizde çıkış noktalarının birbirine ne kadar benzer olduğunu görürüz. Hangi gruplara ait olursa olsun insan hep aynı dürtüler, aynı düşünceler, istekler, korkular, endişeler, sıkıntılar, mutluluklarla bezelidir ve bunlar gelenekselleşmiş kutlamaların sebebini oluşturur. Aidiyet duygumuzun bizi bu kadar ele geçirmesine izin vermeyip kendimizi gereksinim duyduğumuz kutlamanın ve güzel hislerin kucağına bırakabilmeliyiz arada.

————————
Hayat Ağacı nedir?

Reklamlar