Etiketler

, , ,

– Ne iyi oldu İzmir’e geldiğimiz be Tanju. Şu denizin, şu havanın güzelliğine bak.

– Evet aşkım.

– Pırıl pırıl. Çek tertemiz havayı ciğerlerine. Mis, mis! Bir de çıkarsan artık şu şapkayı, gözlüğü biraz!

– Bir gören olacak diye korkuyorum Şebo! Getirdin bizi İzmir’in göbeğine…

– ‘Kaçamak’ ya bunun adı Tanju. Afyon’da kalsak görüşebilecek miydik bu haftasonu? Ailenle piknikte olacaktın!

– İyi de, karımın bütün sülalesi burada oturuyor balım.

– Çingene kadın neden oturdu o masaya Tanju?

– Fal bakıyor onlar Şebo.

– Bir şey yapmaz mı? Paralarını filan çalmasın.

– Olmaz bir şey, sen takılma.

– Ben sana takıldım daha çok Tanju. Şu gözlüğünü çıkar bari de gözlerini göreyim. İyi ki kaçamak yapıyoruz, seni göremiyorum bile.

– Bence sen de tak çılgın kadın. Kocanın da şu an İzmir’de olduğunu unutuyorsun herhalde. Senin gibi zır deli bir insan da tanımamıştım yani hiç ömrümde.

– Pişman mısın beni tanıdığına yakışıklı? Kocam ‘İzmir’de toplantı var’ deyince geldi aklıma, fena mı oldu? ‘Beni de götür’ deyiverdim.

– Bana neden bu şekilde anlatmadın?

– Böyle anlatsam gelmezdin ki.

– E herhalde Şebo! Bankacılar toplantısı değil bahsettiğin, üst düzey emniyet mensupları toplantısı! Yani, karımın aşiretinin yaşadığı şehirde, silahlı ve bol yetkili bir adamın karısıyla ve adamın burnunun dibinde dolaşıyorum. Düşündükçe tansiyonum zıplıyor.

– Düşünme o zaman. Toplantıda onlar. Nereden görecek? Ay Tanju, şu çingene kadın buraya doğru geliyor.

– Gelsin Şebo. Isırmaz. Şu an bize en az zarar verebilecek kişi o. Alt tarafı fal bakıyor. ‘İstemiyorum’ dersin, gider.

– Baktırsak mı ki?

– Benim falım falanmış güzelim.

– Ya, haydi ama… Eğlenmemek için çabalıyorsun bugün resmen.

– Şebocum inanıyor musun böyle şeylere sen? Yapma Allah aşkına.

– Ya eğlencesine canım… Otantik bir deneyim olur.

–  İyi, peki ama istediğini hemen belli etme de çok para istemesin.

– Geliyor geliyor.

 

– Afiyet olsun şugar çocuk. Bakayım falına Türkan Şoray?

– Yok abla, istemiyoruz, sağol.

– Ooşt! Nerden ablan olurum ben senin? Sana iki diyeceğim var güzel kız, bak içimden geldi, herkese gelmez.

– Yok, teşekkür ederim.

– Üşüyeceksin esmer güzeli. Alasın üstüne bişeycik. İzmir’in havası kancık gibidir. Bak bu malkoçoğlundan sana zarar gelmez, aha bu havalardan gelir.

– Sağol.

– Veresin bi beşlik, bakayım falına. Çıkmazsa verme.

– Teşekkürler.

– Gacı korkar. Sen veresin elceğzini malkoçoğlu. Getir.

– Ya, dur abla, ne çekiyorsun elimi?

– Aman, aman, aman… Tövbeler olsun!

– Ne? Ne oldu?

– Neler görürüm?

– Ne görüyorsun? Söylesene!

– Söylemem.

– Söyle yahu. Al on lira.

– İstemem paranı. Bakmam senin falına da. Söylemem ben kötü şeyler.

– Ne gördün elimde? Al yirmi lira vereyim. Abla, nereye gidiyorsun? Ah Şebo ah! Kim bilir ne gelecek başımıza, bak kadın söyleyemiyor bile… Abla, söylesene ne gördün?

– Bırak çocuk! Israr etmeyesin, söylemem ben kötülükler.

– Abla! Ay gidiyor kadın ya! Abla! Elli lira!

 

– Bırak Tanju, ne yapıyorsun Allah aşkına? Rengin gitti canım ya! Tansiyonunu unuttun herhalde.

– Abla!

– Tanju, iyi görünmüyorsun!

– Abla! Ah, Şebnem… yardım et…

– Tanju! Tanju! Yat yere hemen, ay Tanju… TANJU! Biri ambulans çağırsın! Yardım edin lütfen!

 

Reklamlar