Etiketler

, , , , , , ,

– Niyazi, ben sendikaya gidiyorum oğlum. Sen dükkana bakalak ol.

– Gidiyor musun usta?

– Evet. Sen önce yeni gelen malları yerleştir. Dur ama önce rafları bir sil güzelce.

– Bugün biraz daha mal gelecek usta. Para bırakmayı unutma.

– Ne parası lan? Para mı var ustanda? Oyala adamları. Söyleyiver bir şeyler işte. Aman ha, sakın malları geri götürmesinler.

– Ne diyeyim adamlara usta?

– Ulan onbeş yaşına girdin diye gerim gerim dolanmasını biliyorsun da iki adama ne diyeceğini mi bilemiyorsun?

– Bugün Nurullah abiden alacağını istemeye gitmeyecek miydim ben?

– Doğru. Oraya da git mutlaka. Ama oyalanma. Bugün tatil günü. İnsanlar işe gitmediği için müşteri çok olur.

– Yasak değil mi bugün dükkanı açmamız usta?

– Eee yok değil de, sen yine de dikkatli ol. Resmi olduğunu düşündüğün birileri olursa burada çalıştığını belli etme. Sen de müşteriymişsin gibi yap, sonra çık git bir yerlerden beni ara.

– Niye ki?

– Niyesini karıştırma şimdi oğlum. Sen dediğimi yap. Eşeği sağlam kazığa bağlayalım.

– Usta be…

– Ne?

– Usta iki ay oldu çalışmaya başlayalı. Söz vermiştin ya hani… Sigortamı usta… Ne zaman yaptıracaksın?

– Oğlum her şeyin bir sırası var. Yaptıracağız işte. Az sabret. Sen önce iyi bir eleman olduğunu kanıtla bakayım. Varsa yoksa ‘haklarım’. Sorumluluklarından başlayalım istersen.

– Usta yapıyorum ya yaa! Bak tatil günü işe bile geldim.

– Geleceksin tabii oğlum. Para kazanmak istemiyor musun?

– Daha paramı da vermedin ki usta!

– Dilin çok uzadı senin Niyazi! Ustanda para mı var da sana versin? Çalış biraz da kazanalım.

– Sabah sekizde açıyorum dükkanı, akşam dokuzda gidiyorum usta! Ne yapayım daha?

– İçim şişti Niyazi! Haydi bir süpür bakayım şu dükkanı. Çıkmam lazım benim.

– Usta be…

– Yine ne var yahu? Sohbet edeceğin tuttu. Geç kalıyorum oğlum!

– Bugün gitmen şart mı usta sendikaya?

– Oğlum dünyadan haberin yok mu senin? Bugün 1 Mayıs. Yürüyüş var. Sendika olarak katılacağız.

– Deme be usta! Ben de geleyim mi?

– Senin ne işin var? İşçilerin hakkını korumak sana mı kaldı bücür? Sen de gelirsen dükkana kim bakacak? İstersen sen git ben kalayım Niyazi Efendi. Belediye Başkanının seni görmesi daha önemli tabii.

– Afedersin usta.

– Biraz düşün de konuş be oğlum! Haydi çıkıyorum ben artık. Arkada peynir-ekmek var. Yersin öğlen. Gözünü dört aç bak! Haydi eyvallah… Adamın haklarını savunmaya gidiyoruz hala dır dır dr…

– Afedersin usta…

 

 

Reklamlar