Etiketler

,

Hayatta yaşamak istediklerimizi gerçekleştirmek için fırsatlar yaratacağımıza ‘hayat bize adil davranmadı’ diyerek başkalarında olan ve bizde olmayan şeylere ağlamayı çok severiz ya, işte ‘Ankara’da yapacak hiçbir şey yok’ diye mızıldanıp duranlar için de bir Ankara’da yapılabilecekler listesi hazırlamak şart oldu. Tamam, ben de birçok zaman ‘keşke şurada yaşıyor olsaydım’ demişimdir ama yine de aslında Ankara’nın yaşam için harika olanaklar sunan bir kent olduğunu biliyorum ve günlerimi ağlayarak geçirmeye hiç niyetim yok! Buyrun…

  1. Cep telefonunu kapatın. Zihninizi boşaltın ve yaşadıklarınızın keyfini çıkartacağınıza söz verin.
  2. Fotoğraf makinanızı alıp sokağa çıkın. Yaşadığınız kente turist gözüyle bakmayı deneyin. Her semtin ayrı bir kişiliği olduğunun farkına varın. Merdivenleri inin, çıkın, dar sokaklara dalın, duvar yazılarını okuyun, kedileri sevin, çiçeklere dokunun, kenti koklayın.
  3. Daha önce hiç gitmediğiniz bir semte gidin. Bilmediğiniz sokaklara dalıp farklı yaşamlar gözlemleyin. Hatta trene binip gidebileceğiniz yerlere gidin. Çiftlikte bir köfte ekmek yedikten sonra oradaki güzelim gardan trene atlayıp Demirlibahçe’ye gidin.
  4. Bir termos çay, sandviçleriniz ve kitaplarınızı alıp en yakın ya da çocukluktan beri en sevdiğiniz parka gidin. Sayıları az olsa da hala biraz var.
  5. Pirinç Han’a gidin. Gıcırdayan merdivenlerden ürpertiyle çıkarak kaygılarına rağmen huzurlu insanların dükkanlarını ziyaret edin. Hanın avlusunda bir gözleme yemeyi unutmayın. Ya da hanın karşısındaki mekanda Ankara’yı seyrederek yiyin. Kış ayazından girince sobasında elinizi ısıtma keyfini yaşayın.
  6. Dikmen Vadisi, Eymir, Seğmenler Parkı, Ahlatlıbel ya da bir başkası, size en yakın doğal ortama kendinizi atıp çocuğunuzla, eşinizle ya da dostunuzla yürüyüş yaparak kaliteli bir sohbete fırsat tanıyın, veya bisiklete binin.
  7. İnsan fizandaki yerleri gidip gezer de burnunun dibindekine sıra gelmez bir türlü. Ankara’nın çok değerli müzelerini gördünüz mü? Eski Meclis binalarını, Etnografya Müzesini, Pembe Köşkü, Çengel Hanı, Gar Müzesini, Tabiat Tarihi Müzesini ve diğerlerini hiç gördünüz mü? Anıtkabir’e en son ne zaman gittiniz?
  8. Ulucanlar cezaevini ziyaret edin.
  9. Küçük Tiyatro, Büyük Tiyatro, Oda Tiyatrosu, Şinasi Sahnesi, Ekin Tiyatrosu ve AST gibi tiyatro izleyebileceğiniz birçok kaliteli mekanın Ankara’da olduğunu unutmayın. Deniz kenarında küçük bir kasabada yaşıyor olsaydınız özleyeceğiniz şeylerin başında gelirdi bu.
  10. Yapanlara ‘ay ne güzeel’ diyeceğinize kendiniz bir kursa yazılın. Ankara’da neredeyse her konuda (İspanyolca, pasta, tai chi) ders alabilme şansınız var. Her alanda, her keseye ve zaman sınırlamasına uygun. Size göre olanı bulamıyorsanız, fotoğraf paylaşımına ara verip sosyal medyayı bu iş için kullanın ve araştırma yapın. Ayrıca Internet üzerinden zaten eğitim alabilirsiniz ama maksat dışarı çıkmak.
  11. Opera’daki bit pazarına, Karanfil’de ya da beklenmedik sokaklarda tektük kalmış sahaflara, Ayrancı’da her ayın ilk pazarı kurulan antika pazarına yolunuzu düşürerek birkaç saatliğine geçmişte yaşayın (örnek: Siyahkalem Kitabevi).
  12. Hala bahçesini açık tutan ufak mahalle barlarını, meyhanelerini keşfedin (örnek: Bardacık Sokaktaki Trio).
  13. Interneti yararlı işler için kullanarak etkinlikleri takip edin. Twitter ve Facebook sürekli nerede olduğunuzu paylaşacağınız ortamlar değil ilgi alanınıza ve işinize göre insanlarla tanışabileceğiniz bir medya olsun. Bugün artık çocuklu annelerin arada buluşma ayarladığı ‘Ankaralı Anneler’ diye bir grup bile var (@ankaralianneler ). Sadece neye özlem duyduğunuzu tespit edin ve harekete geçin.
  14. Trekking yapan gruplara katılın.
  15. Şarap tadımı gezisine katılın. Hatta Ankara içinde bile, bir Porto kentindeki kadar olmasa da, şarap tadabileceğiniz ve değerli bilgiler alabileceğiniz minik, kaliteli, tarçın kokan mekanlar var. Şanslı gününüzdeyseniz sıcak şarap hazırlanan bir saate denk gelip güleryüzlü ikrama maruz kalabilirsiniz!
  16. Dışarı çıkamayacak gibi hissediyorsanız, dışarısı size gelsin: Dostları eve davet edip eski 45likler gecesi yapın. Mutlaka muhteşem bir arşiviniz olması gerekmiyor. Artık her istediğimize Internetten ulaşabiliyoruz ne de olsa. Siz yeter ki listeyi oluşturun. Hatta kıyafet de katarak o yılları yadetmeye ne dersiniz?
  17. Farklı kültürleri araştırıp öğrenin ve evde buna özel günler düzenleyin. Örneğin akşamüstü işten döndünüz ve sofrayı hazırlıyorsunuz. Hemen televizyonu açacağınıza neden tütsüler yakıp sakinleştirici bir Hint müziği eşliğinde yapmayasınız bunu?
  18. Bir Chicago kadar olmasa da Ankara’da da caz müziği dinleyebileceğiniz mekanlar var. Çocuğunuza kaliteyi öğretme sorumluluğunuzu unutmayın.
  19. Arabanız varsa cumadan yola çıkıp Akçakoca’ya gidin. Sadece 275 kilometre ötede deniz olduğunu biliyor muydunuz?
  20. Gordion’un sadece bir alışveriş merkezi olmadığını hatırlayın: 94 kilometre.

İlk etapta aklıma gelen yirmi tanesi bunlar. Her zevke uygun daha bir sürü yapılacak şey bulunabilir. Ne diyelim? Denizimiz yok ama biz de balık değiliz ya!

Reklamlar