Etiketler

 Portekiz 9

Ponte

Altı köprüyle Porto’nun kuzeyiyle güneyinin birbirine bağlandığı söyleniyor. Ötekileri henüz görmesem de, 1886’da açılan, Ribeira bölgesine bağlanan ve Rio Douro’dan yaklaşık elli metre yükselen demir köprü şüphesiz ki en ürpertici ve keyif vereni olduğu kadar en şahane manzaralara da olanak sağlıyor. Yani Ribeira’da gezinti, Gaia’ya geçiş, Gaia’dan manzara seyretme cepte. Zevk güdüsüyle son derece kolay anlaşılır aktivitiler.

Ama gündüz tarihi gezinti yapmak için dışarı çıkınca bir sinirim bozuldu. Turistik otobüslerin haritaları iyi değil. Çok yetersiz. Otelden verilen ve WiFi noktalarının da belirtildiği harita (oportonity city – mapa turístico oficial) en iyisi ama o da yüz parça yer ismi listelemiş, insan hangilerine girilebileceğini bilmiyor. Çeşitli sokaklarda dagur dugur süren yol yapım çalışmalarının gürültüsü de bilmeden tırmanılan yokuşlarda hiç yardımcı olmuyor.

Nitekim, haritada belirtilen yerlerin birçoğu tarihi, güzel bina imiş. Girilemiyor. Bir kısmı da kilise. Müze olduğu belirtilen bina (natural history) aslında Porto Üniversitesinin binası ve kapıdaki görevli gülerek “Bugün müzeyi kapatmışlar ama neden, ben de bilmiyorum, biraz önce geldiğimde öğrendim” dedi. Yani, Porto’da özellikle Lizbon’a nazaran biraz daha info sorunu var gibi.

Tavsiyem, bir Porto Card almanız. Hem Lizbon’daki gibi pahalı değil, hem birçok şey kapsadığı için para boşa gitmiyor, hem de kartı alınca verdiği dökümanda daha detaylı bilgiler var. Gezilebilecek yerler, giriş-çıkış saatleri, giriş ücreti ve kartın ne sağladığı gibi. Benim kartım bir günlük (1 day walker – 1 día peatonal) ve €5. Ama iki ve üç günlük seçenekler de var. Turizm infolarda satılıyor.

Turistik, iki katlı, üstü açık, hop-on hop-off tabir ettiğimiz otobüslerde hemen hemen aynı hatlarda çalışan iki farklı firma var: kırmızı otobüsler ve sarı otobüsler. Örneğin kırmızı otobüslerin iki hattı var: kırmızı hat ve mavi hat. Birisi daha merkezi çalışıyor ama sahillere de götürüyor, diğeri karşıya da geçiriyor, şarap mahzenlerine gidilebiliyor. €13 vererek (Lizbon’dan ucuz) iki hatta da iki gün boyunca binip inebiliyor, hoplayıp zıplayabiliyorsunuz. Ama €20 verirseniz, üzerine river cruise yapıp (iki gün içinde olması gerekmiyor) port wine cellars yani Gaia’daki şarap üreten firmaların mahzenlerinden birini ziyaret ederek şarap tadabiliyorsunuz (belirtilen üç firmadan biri).

Bugün gördüğüm sadece iki yeri önerebileceğim. Birincisi Rua dos Clérigos sonundaki Clérigos church and tower (Igreja e Torre Dos Clérigos). Kilisenin girişi bedava da pek bir numarası yok ama kulesine çıkmak çok zevkli. Daracık merdivenlerden tırmanışın sonu gelmiyor ve 1763’ten beri var olan kule 250. yılını kutluyor. €2 ama Porto Card sahiplerine bedava. Çan çalarken nerede olduğunuza dikkat! (http://www.portoturismo.pt/Visitar/Paginas/Artigo.aspx?artigo=49#.UjR7PNJHKSo)

İkincisi ve daha da önemlisi bu kilisenin karşısındaki kitapçı. Carmelitas caddesindeki Livraria Lello yüz yıllık bir kitapçı ve içinde hala bu yüzyılın (pardon, ‘geçen’ yüzyılın) başından kalma kitaplar barındırıyor:

Livraria Lello, Rua das Carmelitas, 144

İki katlı kitapçının kırmızı merdivenleri ve ahşap trabzanları da muhteşem. Mutlaka bir girip çıkmalı, daha önce kimbilir kimlerin oturduğu koltuklarına dokunmalı, kitaplarını koklamalı (hapşıracak kadar değil)… Ama lütfen fotoğraf çekmeyin. Çok sinirleniyorlar. Yazık, bir ömür her gün defalarca “no photos please” diyerek geçiyor. Adamcık rüyasında da fotoğraf çeken dandik turist kalabalığı ile uğraşıyordur.

Kitabevinin tavanında da şöyle yazıyor:

 Decus In Labore

Latince “Honour In Work” demekmişmiş.

LivrariaLello

Notlar:

– Ribeira’da bira €2. Karşıya geçip Ribeira manzaralı güzel kafelerin şezlonglarında içerseniz €1,88 🙂

– Tawny çok güzel (Porto Cruz)

– İspanya’da hızlı tren kaza yaptı. Onlarca ölü var.

– Masadan kalkıp gitmeden garsonlar masanı toplamaya çalışmıyor. Otelde son konuklar gitmeden açık büfeyi toplamıyorlar.

 Portekiz 11

Reklamlar