Etiketler

, , , , , , , ,

Sabahın ilk ışıkları kırmızı boyalı apartmanı aydınlatır. Sigara, kibrit, kül tablası ve gazetesiyle yaşlı adam belirir balkonların birinde. Yalnız sandalyesine oturur, yorgun gözleri gökyüzüne dikilmiş ama kimsenin görmediği bambaşka bir yeri görüyormuşçasına dikkatli, sigarasını içer. Eşyalarını toplar, sandalyeyi düzeltir ve yalnızlığına bırakıp içeri girer.

Öğlen güneşi binanın tepesindedir. Gözleri açmayı zorlaştıran sinir bozucu bir parlaklık vardır ama balkona güneş vurmamaktadır. Sigara, kibrit, kül tablası ve çayıyla yaşlı adam çıkar. Yalnız sandalyesine oturur, kertenkele misali ışıktan kısılmış yorgun gözlerini gökyüzüne sabitler. Sanki kendinden başka kimselerin görmediği bir yer görüyordur ışığını yitirmiş gözler. Sigarasını içer. Eşyalarını toplar, sandalyesinin düzgün durduğundan emin, yalnızlığıyla baş başa bırakıp girer.

Gece karanlığında bina kırmızı değildir artık. Kare kare ışıkların dışında bir şey görülmez apartmanda. Sigara, kibrit, kül tablası ve bir kağıt-kalemle yaşlı adam süzülür kapıdan. Karanlık olduğu için daha dikkatli atar adımlarını, geç olduğu için daha sessiz oturur yalnız sandalyesine. Yorgun gözleri yıldızsız geceye çevrilir. Simsiyah örtünün altını görmektedir sanki kocaman açılmış gözleri. Sigarasını içerken kalemine davranır. Yatmadan önce kapıya asacağı sipariş listesini hazırlaması gerekmektedir. Yan dönüp oturur. Salonun camından vuran ölü ışık gözlerinde yansır. Eğri-büğrü koca harfler belirir kağıtta: Gazete, sigara, kibrit. Eşyalarını toplar, loş ışıkta sandalyesine son bir kez bakar ve yalnızlığına emanet ederek içeri girer.

Reklamlar