Etiketler

, , , , ,

Sigara içmeyen biri olarak sigara yasağının kaldırılmasını talep eden bir kampanya başlatabilirim. Yasağın sigara içimini artırıyor olması gerçeği, yasaklara karşı olmak ve benzeri tespitler ve düşünceler, durumun sürekli gündeme getirilen boyutları zaten. Ancak ben bu yasağın sosyal içiciler olarak benim gibilere getirdiği zarardaki artış açısından konuyu ele almak istiyorum.

Hayatın içinde olmayı sevip sık dışarı çıkan kişiler olarak eskiden cafe ve benzeri yerler ikiye ayrılırdı bizim için: çok dumanlı ve oturulabilir dumanlı yerler. Sigara içmediğimiz için önünden geçtiğimiz mekan duman altı görünüyorsa oturmaz, devam ederdik yolumuza. Zaten yaz kış dışarıda oturmayı sevdiğimiz için, daha çok, kışın da bahçesine servis yapmayı göze alan birkaç mekandan birini tercih ederdik.

Şimdi ise durum o kadar net değil. Yasağın gelmesiyle bu tür mekanlar beşe ayrılır oldu:

1. Tavukçu gibi asla ödün vermeyen (Long Live Poyraz!) karakterli mekanlar, ki yasak sonuna kadar uygulandığı halde hala dolup taşar.

2. Sigara yasağı nasıl oluyor da kendisine asla dokunmuyor acaba diye düşündüren ve bir yasak olduğu bilgisinin kendilerine ulaşmadığı hala duman altı mekanlar.

3. Dumansız hava sahası görünümü sergilediği için oturduğunuz ancak belli bir saatten sonra garsonun masaları dolaşıp “sigara ihtiyacınız var mı, almaya gidiyorum da” diyerek şaşkınlık yaratan yarı-karakterli mekanlar.

4. Daha önce görmediği her müşteriden şüphelenen, “burada sigara içiliyor mu” sorusuna oynak yanıtlar veren mekanlar ki sanırım en karaktersizi ve yorucusu bunlar oluyor. Çünkü bu sefer siz kandırılıyor olduğunuz hissiyle bir mücadeleye giriyorsunuz ve yediğiniz içtiğiniz zıkkım olduktan sonra bir daha gelmemek üzere ayrılıyorsunuz.

5. Dış mekanını elektrik sobalarıyla donatıp muhtemelen dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir duyarsızlık örneği olarak “havayı ısıtan” mekanlar. Bunlar da dışarıdaki bir masaya oturduğunuz gibi “istemiyorum” yanıtını kabul etmeyen garsonların tepenizdeki sobayı hemen açarak beyninizi sulandırdığı mekanlardır.

Yani eskiden mekanı bilip, oturup oturmayacağımıza karar verebilirdik. Oysa şimdi durum sigara içenler için de içmeyenler için de daha zor ve bunaltıcı bir hal aldı. Hatta öyle ki resmen bu konuda bile taraf olduk gereksiz bir şekilde. Sigara içen de artık daha öfkeli olduğu için yasağı biz koymuşuz gibi agresif davranabiliyor.

Eskiden sigara içmeyeni rahatsız etmemek için daha özenli davranan ‘Sigara İçenler Grubu’ şimdi “açık mekana karışamazsınız” asabiyetiyle her yerde sigara tüttürüyor. Sokaklarımız zaten fazlasıyla kalabalıkken, son sürat koşturduğunuz yolda önünüzdekinin dumanını ciğerlerinize çekmek hiç zevkli gelmiyor tabii. Ya da sabah vakti kalabalık bir kuyrukta beklerken.

Artık cafe-restaurant bahçelerinde de oturamıyoruz örneğin. Karlı bir havada dışarıda oturacak kadar gözünüz karardıysa kesin sigara içmek içindir muamelesi yapılıyor. Sıcağa beş dakika ara verip sigara içmeye dışarı çıkan gürültülü grup -muhtemelen sıcak olsun diye- size en yakın noktada tepenizde dikilip baca gibi tüterek beş dakikada sizin gecenizi bitirebiliyor. Ve ben her seferinde, bize gelmesin diye dumanını nereye üfleyeceğini bilemeyip neredeyse yutan annemi düşünürüm. Oysa şimdi, bazen öğrencilerimin ödev kağıtlarından bile alıyorum yoğun sigara kokusunu. Ev onların nasıl olsa, kimse karışamaz.

Sanırım bu belirsizliğin gizli mağdurlarından birisi de garsonlar, yani görünmeyen patronla müşteriler arasında gidip gelen ‘vitrindekiler’. Dışarıda oturmak istediğinizde “içeride sigara içebilirsiniz” derken ‘acaba yanlış mı yaptım’ korkusuyla gözünüzün içine bakanlar.

Gemlik’te iki katlı bir balık lokantasına girişte yönelttiğimiz “yukarıda sigara içiliyordur herhalde değil mi” sorusuna “tabii tabii” diye cevap veren garson bomboş olan alt katta oturma isteğimizi önce anlamadı ama sonra bütün gece gelen herkesi aynı açıklamayla üst kata yönlendirdi ve ben de kibar, düşünceli ve işini iyi yapan bir garson olduğu için içine düştüğü duruma çok üzüldüm ama uzun zamandır ilk defa tam keyifli bir yemek yedim.

Sayın yetkililer, buradan sizlere sesleniyorum: Acaba iş yerleri dışındaki yerlerde sigara içilmesini serbest bırakabilir misiniz? Düşman iki taraf olarak değil de içten gelen bir saygıyla özen göstererek birbirimizi koruduğumuz paylaşım saatlerimizi özledim.

Reklamlar