Etiketler

, , , ,

Kadın – Tut! Kaçıyor!

[Suya düşme sesi]

Adam – Hay…..!

Kadın – Ya Numan, dikkat etsene… Kaçırdın işte yine. Daha en az yarım saat daha buradayız şimdi.

Adam – Zaten sinirlerim tepemde, bir de sen dırdır etme Nuray Allah aşkına. Ne yapsaydım daha? Arkasından suya bile atladım. Hale bak, üstüm başım sırılsıklam oldu.

Kadın – Daha hızlı olmalısın. Sen iki saatte atlıyorsun hayvanın üstüne. Bir süre sabit dur, hazır hissedince hemen atla. Yavaş yavaş değil.

Adam – Kurbağa yakalama uzmanı olduğunu bilmiyordum. Gel sen yakala!

Kadın – Ben senin yanında durup destek olmak için hayatımı tehlikeye atayım, sen dalga geç benimle. Evlenelim dedim, yanaşmadın. Gurbaaya kaldı işimiz işte. Babam duyarsa kıtır kıtır doğrar beni.

Adam – Ben de senin yanında durmaya çalışıyorum Nuray ama şu halimize bak. Dua et de üniformamın bu hale geldiğini gören olmasın. Kıtır kıtır doğramasalar da bunun da cezası var.

Kadın – Haydi Numan kurbanın olayım yakala bir tane de gidelim artık. Çok korkuyorum.

Adam – Tamam canım ya, uğraşıyorum işte. Hala anlamıyorum ki gecenin bir yarısı neden bu durumda olduğumuzu. Bir gören olsa bittim! Koskoca Jandarma Komutanı gece yarısı kurbağa avında!

Kadın – Ne yapacaktık Numan? Elele tutuşup hastaneye mi gidecektik? Ebeyle mi konuşacaktık? Evli değiliz bir şey değiliz. Vururlar beni valla!

Adam – Yok be güzelim, evde testi kendin yapabilirdin. Alırdım ben sana eczaneden bir tane. Çaktırmadan yapardın.

Kadın – Olmaz! Bulurlar onu da bitirirler beni! abilerim delik deşik eder.

Adam – E kurbağayı bulunca ne olacak? Eczacının ya da doktorun, ya da her kiminse, yine seni görmesi gerekmeyecek mi?

Kadın – Yok aman, Allah korusun! Ben bir kavanoza edip sana veririm. Sen götüreceksin ilçeye hastaneye. Gurbaayı da.

Adam – (daha yüksek sesle) İlçeye! Nasıl izin alacağım ben hiç düşündün mü? ‘Kurbağamı gezmeye götüreceğim’ diyeyim istersen! Yanımda bir kavanoz da idrarla! Akıl var mantık var Nuray. Ne diyorsun sen?

Kadın – Bağırma! Ne dersen de Numan. Ben bilmem! Evlenmeye yanaşmadığına göre sen temizleyeceksin bu işi. Bizim serada mercimeği fırına verirken ‘senin için ölürüm’ diye inliyordun. Bizimkiler beni bitirmeden ben seni şişlerim Allahıma!

Adam – Ya, hemen panik, sinir, şiddetle tehdit. Bu ne Nuray ya? Sakinleş biraz.

Kadın – Anca o kurbağa bulununca sakinleşirim.

Adam – Peki yakaladık diyelim. Ben de bir yolunu buldum gittim ilçeye. Sonuç pozitif çıktı. Ne yapacaksın? Yine eczaneye ya da doktora gitmen gerekmeyecek mi?

Kadın – Tövbe de! Ağzından yel alsın! Ölürüm de gitmem.

Adam – Ya?

Kadın – Sen bana bırak onu! Yüksekten atlarım, ağır şeyler taşırım, karnımın üstüne tüpü koyarım, halı silkelerim, ip atlarım, sabun kullanırım, olmadı merdivenlerden yuvarlarım kendimi.

Adam – Yahu Nuray, sen zaten öldüreceksin kendini bu gidişle. Abinler ya da baban öldürmesin diye düştüğümüz hallere mi yanayım, çözüm olarak bulduğun yollara mı? Resmen ‘evlenmek’ en zararsızı kalıyor. Cahil cahil bir iş yapıp öldüreceksin kendini. Sonra benim yüzümden olduğu da çıkacak ortaya, beni de bitireceksin. Yirmi yaşında kızın ölümüne sebep oldum diye gazetelerde boy boy…

Kadın – Onaltı.

Adam – Ne? Neden söylemedin?

Kadın – Söylüyorum ya.

Adam – Allah’ım yandım ben!

Kadın – Bul şu gurbaayı.

Adam – Hayvan senin içine edeceğini bildiği için kaçıyor işte. Benden akıllıymış. Kurbağa kadar olamadım.

Kadın – O gece öyle demiyordun ama.

Adam – Hay dilim kopsaydı, her yerim kopsaydı da… Telefonla niye oynayıp duruyorsun sen?

Kadın – Saate bakıyorum, çok geç oldu. Hem söyle bakalım, amacın benimle gönül eğlendirmek miydi senin?

Adam – Değil tabii ama bu kadar ciddi bir duruma gireceğimizi de düşünmemiştim. İstanbul’dan yeni tayin oldum biliyorsun. Orada bu tür şeyler olağandır. Sen de İzmir’de okuduğunu söyleyince, bir de üstüne yakınlık gösterince, senin için de normal sandım. Bu arada, yüksekokul okumadın mı sen İzmir’de? Nasıl onaltı yaşında oluyorsun?

Kadın – Yok, ilkokul üç, dört.

Adam – Of… Ne günah işledim ben Allah’ım?

Kadın – (kıkırdayarak) Sen bilirsin ne günah işlediğini.

Adam – Gülme Nuray ya. Her taraftan bağladın beni. Yok mu kurtulmanın başka yolu?

Tabii ya, nasıl aklıma gelmedi daha önce? Para vereyim mi sana?

Kadın – Töbe! Vay seni Yunan’ın dölü! Sen beni yollu mu sandın gavurun eniği?

Adam – Ya olur mu, öyle demek istemedim. Birisiyle evlenip kurtarırsın kendini diye teklif ettim.

Kadın – Sen al o zaman beni!

Adam – Ben mi? Benim ideallerim var Nuray. Daha yeni Teğmen çıktım ben, yapma.

Kadın – Benim de vardı ideallerim, bitirdin hepsini. Kim alacak beni artık? Paketi açılmış sütü alır mısın sen? Başkasının içtiği şerbeti içmeye devam eder misin?

Adam – Onaltı yaşındasın ama maşallah dil pabuç kadar. Nereden öğreniyorsun bu lafları?

Kadın – Anamgilden.

Adam – Kurbağa testini de mi o öğretti?

Kadın – He. Benim geleceğimi öyle öğrenmiş.

Adam – Zavallı kurbağayı da harcadın yani.

Kadın – Yok len öldürmüyorlar. Senden daha şanslı yani.

Adam – Şşş, bir çıtırtı duydum.

Kadın – Yok çıtırtı filan, oyalanma şimdi.

Adam – Hayır bak dinle, ses yaklaşıyor.

[Otların arasından yaklaşan ayak sesi]

Kadın – Bekçi İbraam!

Bekçi – Napıpdurun kız burlaada? Buben bilipduruu mu hurda olduunu?….. Kumandan? (şüphelenmiş bir sesle) Gece yarısı naapıpdurun hurda?

Adam – Eeee… şey… Nuray kardeşi evine götürüyordum da ben…

Bekçi – Sen mi? Niye ki?

Kadın – Şey İbraam abi, Kumandan utandı herhal, ben diyiverem. Beni bubemden isteyecek de , evin yolunu bilmeyipbatı, ben gösteriveriyom.

Bekçi – Vay vay vay, harika haber Nuray Kız! (ciddileşerek) Doğru mu bu Kumandan? Köyümüzden kız alman bizi guruu veri.

Adam – (kendi kendine) Battı balık yan gider. (sesi çok az çıkar) Ya….doğru….tabii…. öyle olacaktı…. tam da…. Meraklanmayın yani bir problem yok.

Bekçi – Eyi eyi. Kızı ben götürürüm Kumandan. Sen pastaneye uğramamışsın daa. Hadi gülü gülü. Allah bi yastıkta gocatsın.

[Toprak yolda uzaklaşan ayak sesleri]

Bekçi – İyimin gız? Mesajını alınca hemencicik geldim ya.

Kadın – Tam zamanında İbraam Abi. Sana duvacı olcem.

Bekçi – Bekçiniz ne günler için gız? Hadi gızım ben gidipdurum. Sen de eve gidive hurdan bakem dikkatlice. Eyi gecele.

[Otlar arasından uzaklaşan ayak sesleri]

[Telefonla arama yapma sesi]

Kadın – Alo? Kız Zehra Aba, gumandan -beni- evlenme teklif etti. Siz kendingize başka kumandan bakın gali.

Reklamlar